"Ve hiç kuşku yok ki, sosyeteden insanlar için romancıları şımartmak ve onları kendi çevrelerine yaklaştırmak, tahılcının tahıl ambarında fare beslemesi kadar tehlikeli bir şeydir. Ama yine de sevilip aranır romancılar. Bu nedenle bir kadın, ele geçirmek amacıyla bir yazarı gözüne kestirdi mi, iltifatlarla, bin bir türlü güzel söz ve yaranmalarla kuşatır onu..."
"Gördün mü, annem sevmiyor beni. Bunda şaşacak bir şeyde yok! Yaşamak istiyor o, âşık olunmak, açık, parlak renkli bluzlar giymek istiyor... Bende yirmi beş yaşına bastım, ona artık genç olmadığını anımsatıyorum her an. Ben olmadığımda otuz iki yaşındadır, benim yanımdaysa kırk üçünde, işte bunun için nefret ediyor benden."