İşin en kötü tarafı, en güzel anıların en kötü olanlara göre daha kolay unutulmasıydı. Mutluluk uyuşturucu gibi kısa bir an bedeni ele geçirirdi. Fakat mutsuzluk ve acı, Bedene en kötü kâbusu yaşatırdı. Kalpler yaralarını saranı değil, onu parçalayanı hatırlardı.
Her insan kalbinde bir mezarlık taşırdı. İçeride tek bir ceset olmazdı, bu yüzden göğsüne gömdüğün herkesi kalbindeki mezarlıkta saklardın. İnsan gömdüklerini unutamazdı.
Bir sokakta yürürken iyi bir insana denk gelme şansımız kaçtır? Ya da kötü bir insana denk gelme şansımız... Rastgele birinden yardım istesem, denk geldiğim kişi iyi mi yoksa kötü mü çıkar?
"Ev..." demişti zar zor. "Evin zor olduğunu biliyorum. Sen güçlü bir kızsın ama... birilerine anlatmak sana iyi gelebilir. Güçlü durmak her şeyi içinde tutmak değildir."