Dreamer, "Her insan, isteği ile bunun gerçekleşmesi arasında yer alan bir gücün varlığını hisseder. Bir tür evrensel uyuşmazlık durumu," dedi ve ardından, tarihe ve insanlığın mücadele etmek zorunda kaldığı tüm zorluklar ele alındığında, insanın gelişmesine ivme kazandıran asıl gücün kendisine karşı koyan antagonist güçten kaynaklanabileceğini söyledi. "Yaşamınızda bir şey yapmak isterseniz, insanların 'antagonist' olarak tanımladığı zıt bir kuvvetle karşılaşmak zorundasınız." Sözlerine sanki havada doğru sözcükleri ararcasına ara verdi ve sonra, "Ne var ki, antagoniste ilişkin sadece çok az kişinin bildiği bazı sırlar vardır," dedi. Onun bu gizemli girişi oradaki herkesin dikkatini üstünde topladı ve bizi dinlemeye hazırladı.
Antagonist bizi ölçer dedi. Bizim AIM'imizi, yani amacımızı, düşümüzün büyüklüğünü ölçer. AIM, I AM' in farklı dizilişidir.
Bunu hep hatırla! Senin dışında olan hiçbir şey yok... Gördüğün ve dokunduğun dünya, yalnızca bir sonuçtur. Senin nefesini paylaşıyor. Sen yaşadıkça canlı ve sen öldüğünde ölü.
Dünyayı iyileştirmek, kendini iyileştirmektir. Dünyayı senin dünya görüşün yaratır. Bu sana son derece karmaşık, saçma, hatta tümüyle mantıksız gelebilir, ama dünya tam da senin düşlediğin gibidir. Onu sen hasta ediyorsun. Onu harap eden tüm çatışmaların, felaketlerin, açlığın ve işlenen suçların tek sorumlusu sadece sensin.
Sen özünle yeniden bir bütün olduğunda, dünya ebediyen iyileşecektir!"
Yaşam kaynağı olarak dış dünyaya inanmaktan vazgeçtiğinde, artık olur olmaz yiyecekleri yiyemez, kaba saba şeylerle beslenemezsin. Yüksek sorumluluğunun bilincine varmış bir insanlık, hem Oluş 'unun niteliklerini yükseltmek yoluyla, hem de yeni bir düşünce, hissetme, nefes alma ve hareket etme biçimiyle alternatif bir besin kaynağını keşfedecektir. Gerçek besinimiz olan bu yiyeceğin menşei bizdedir ve sadece tanımlanmış dünya yerine kendi irademiz hayatlarımızı yönetmeye başladığında yeniden erişilebilir olacaktır.