'Kumla dolu sahilde açan çalı yoncaları, etrafta gezinen küçük yengeçler, koyda dinlenen gri kazlar... Hiçbiri beni eleştirme ihtiyacı hissetmiyor. Keşke insanlar da böyle olsa! Hepimiz, hayatı yaşama şeklimizin farklı olabileceğini kabul edip birbirimize saygı duysak olmaz mı?'
'Belki de ölüme giderayak şaka yapmak istedim ben. Sen çok fazla hayat kokuyordun. Yanımda durunca kokun bana siner de, ölüm unutur beni, diye düşündüm.'
'Nasıl da güzel bakıyordu yıldızlara. Yıldız olmak istemek işten bile değildi. Rüzgar gıdıklıyordu saçlarını. Perçemi okşuyordu alnını. Peki, rüzgar olmak istemek... Ah, işten bile değildi. Ve dokunuyordu ay ışığı yüzüne... Ah... Ay olup ışık saçmak, güzel yüzüne... İşten bile değildi.'
'O adam bir yerlerde seni bekliyor. Hem böyle gönülsüzce değil, doludizgin tutunacaksın hayata ondan sonra. Gözlerine bakmaya ar ettiğin adam helalin olduğunda, gözlerinden başka yere bakmayı israf sayacaksın.'