Kendinde her şeyi yapabilecek kuvveti görmek, sonra yapılacak hiç bir şey bulamamak... Tükenmek bilmez bir sabırla meçhulü beklemek... Nihayet bütün bunları sisli bir havadaki ağaçlar gibi belli belirsiz, karışık bir şekilde hissetmek... Bu, uzun zaman dayanılır şeylerden değildi.
Kendisinin dünyaya bir iş için geldiğini müphem bir şekilde hissediyor, fakat bu işin ne olduğunu bilmiyor ve etrafında kendisine, "Bu benim işim!" dedirtecek bir şey göremiyordu.