Sonra yeşil gözlü bir martı gördüm bu karanlık şehirde,
Anladım çocukluğumun niye usulca ve yanıksız geçtiğini,
Meğer elimin temizliği yüreğimin yanışını beklemesindenmiş.
Çocukluk değil, sevdalık yaşamayı beklemişim...
Kuzineli sobada elimi yakmayı değil,
Yeşil gözlü bir martıda hiç olmayı beklemişim.
Bir çift göz kuzineli sobada unutulmuş kestanelere çevirdi bu yüreği.
Sevdalık geldi bana anne,
Kuzinesinde sağı solu yanık kestane tadında.
Elektriksiz altı saman dolu bir yayla evinde
Köyün horozuyla sabah ezanına uyanma tadında,
Koca şehrin ortasında kuzineli bir soba tadında bir sevdalık...
Beklentiler aşka karışınca acıtır be evlat...
Çünkü asla beklediğinde karşına çıkan aynı olmaz,
Bu yüzden sevme demem ama seveceksen de;
Sol yanını ve beklentilerini koy bir kenara, acıyı sevmeye bak.
Ve asla harama bulaşma,
Unutma haramdan kaçındığın için asla pişman olmayacaksın.