Marx ya da Weber’in kullandığı en geniş anlamlarıyla “sanayi toplumu” ya da “sınıf toplumu” kavramları, toplumsal olarak üretilen servetin nasıl olup da toplumsal açıdan eşitsiz ve aynı zamanda ‘meşru’ bir şekilde bölüşebildiği sorusu etrafında dönüyordu.
Feministler, yoz gelenek ve aşılmış törelerle fanatik dinsel baskıların ve ekonomik olanaksızlıkların etkisi altında eşitsiz ilişkilerin yaşandığı yozlaşmış aile tipini eleştirmekte; her açıdan sağlıklı ilişki ve kurumları savunmaktadırlar.