İnsanı hasta eden de iyileştiren de başına ne geldiği ya da ne gelmediği değil olanları nasıl yorumladığı ile ilgilidir. " İnsan kendini mutsuz olduğuna inandırdığı kadar mutsuzdur. "
Bak şimdi, Urbanlar Şerif Hüseyin'in liderliğinde ayaklanıyorlar. Ancak kullanıldıklarını er geç anlayacaklardır. Bu İngiliz siyasetidir. Bol ve yönet, oradakileri birbirine kırdır ve oranın her türlü zenginliğini ele geçir. Kendi bekasını diğer devletlerin batışı üzerine kur... İşte İngiliz budur.
Zira şeytan her muhatabına, her zaman " Haydi gel içelim, faize girelim , goybet edelim , harama bakalım. " demez. Bazı insanlar artık bu kapıları kapatmıştır. Ancak o kapılar kapalı diye şeytan o insanla uğraşmaktan vazgeçmeyecektir. Bu sefer de, böyle kişilere iki doğrudan daha az olan doğruyı seçti reçel, " Hadi bol bol kitap okuyalım"diyecektir. Tamam oku ama o okumalar ile Allâh (c.c.) tanıyabildin mi? Allah'a (c.c.) marifetin arttı mı? Bu sorunun cevabı hayırsa, ne kader çok kitap okursan oku, kandırıldın demektir. Çünkü okyanusta çok yol yapmak her zaman limana varmak değildir.