Temet Nosce

Sıcak, rahat bir çalışma odası ile bu koğuş arasında bir ayrım görmüyorum," dedi Doktor Ragin. "Huzur, dinginlik her şeyden önce insanın içinde olmalı." "Biraz açıklar mısınız?" "Sıradan insanlar dinginliği kendilerinin dışında, araba gezilerinde, rahat çalışma odalarında ararlar; düşünen insan ise her şeyi kendi içinde bulur."
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İnsan hangi durumda bulunursa bulunsun kendisiyle barışık olmalıdır. İnsanoğlunun daha üstününü tadamayacağı iki çeşit mutluluk vardır: biri, yaşamın özünü kavramaya çalışarak özgür ve derin düşünmek, ikincisi de dünyanın hirgürüne boşvererek yaşamak. İnsan demir parmaklıklar arkasında bile mutlu olabilir.
Akıl, insanlarla hayvanları birbirinden ayırır, insanoğlunun tanrısallığını yansıtır, hatta bir dereceye kadar hepimizin aradığı ölümsüzlüğün yerini tutar. Bundan çıkardığım sonuca göre akıl, yaşamdan zevk almak için elimizdeki biricik kaynaktır. Oysa bu kasabada bu zevkten yoksunuz. Elimizde kitaplar var, o kadar. Ama onlar da görüşmelerimizdeki canlı sohbetlerin yerini tutamaz. İzin verirseniz belki pek isabetli olmayan bir karşılaştırma yapacağım: Kitaplar nota okumaya, sohbetler ise şarkı dinlemeye benzer."
Yitirdim kendimi, kendi içimde Nazım Hikmet
Mutsuz insanların bencilliğinin her ikisinin de bütün duygularına egemen olduğu anlaşılıyordu. Çünkü mutsuz insanlar bencil, kinci, acımasız olur, kolaylıkla haksızlık yapar, birbirlerini anlamayacak kadar ahmaklaşırlar. Mutsuzluk insanları birleştirmez, birbirinden koparır; üzüntülerin benzer olduğu, karşılıklı yakınlaşmanın beklendiği durumlarda bile hallerinden oldukça memnun insanlardan daha fazla haksızlık, kötülük yaparlar.