Kübra Nur Koç

Kübra Nur Koç
@Bookbird
"İnsanların tutumlarını izle, davranışlarına yön veren nedenlere bak, nelerden zevk aldıklarını, neleri doyurucu bulduklarını gözle. İnsanoğlu hemcinslerinden tümüyle saklayabilir mi kendisini? Başa­rabilir mi bunu hiç?"
Sayfa 63
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"On beş yaşındayken iradem öğrenmeye yönelikti. Otuzuma geldiğimde, yolumu saptamıştım. Kırkımda artık kuşku diye bir şey kalmamıştı içimde - kulaklarım ise ancak altmışımda açıldı."
Sayfa 62
- O lekeler eskiden beri vardı. - Olsun, yazık yine de. Böyle bir kitabın ne büyük bir değer taşıdığını düşünebiliyor musunuz?" "Kaç para ettiğini" demiyor, "ne büyük bir değer taşıdığını" diyordu. Kitabın fiyatını değil, fakat içerdiklerinin değerini söylü­yordu. Oysa Kien ona hep kitaplığının bir yatırım olarak taşıdığı değerden söz etmişti şimdiye dek. Bu kadın onu ne denli aşağı gör­se yeriydi. Gerçekten çok yüksek bir ruha sahipti Therese. Geceler boyu lekelerin başında oturuyor, uyuyacak yerde onları çıkarmak için çaba harcıyordu. Kien, salt nefretinden ötürü ona en kullanılmış, pis ve berbat kitabını vermişti; buna karşılık Therese bu kitabı sev­giyle korumaktaydı. Acımak nedir bilen bir insandı; insanlara kar­şı değildi acıma duygusu. Büyük bir hüner değildi çünkü insanlara karşı acımalı olmak. Therese kitaplara acımasını biliyordu. Zayıfları ve ezilenleri bağrına basıyordu. Tanrının toprağındaki terk edilmiş, yitik, son varlıklara kapısını açıyordu.
Sayfa 61
Bu kötü bir şey mi??
Ne var ki ro­man okumak hiçbir ruhu zenginleştirmezdi. Romandan belki alınan zevk için ödenen bedel, pek yüksek olurdu; en üstün kişilikleri bile bozardı romanlar. Romanlar sayesinde insan, kendini her türlü in­sanla özdeşleştirmeyi öğreniyordu. Değişiklikten zevk almaya baş­lıyordu. Kişilikler parça parça çözülüp hoşa giden kahramanların kalıbına giriyordu. Her görüş açısı savunulabilir oluyordu. Okur, gönüllü olarak kendini yabancı hedeflerin akışına bırakıyor, bu yüz­den uzunca bir süre için kendi hedeflerini gözden yitiriyordu. Ro­manlar, yazarlık yapan bir oyuncunun, okurlarının bir bütün oluş­turan kişiliklerine batırdığı kamalardı. Oyuncu, kamanın gücünü ve karşılaşacağı direnci iyi hesaplayabildiği oranda hedef aldığı kişiyi parçalayabiliyordu. Devlet, romanları yasak etmeliydi.
Sayfa 57
Bilgisiz kişinin elinde kitaplar savunmasızdır.
Sayfa 52