Bu dünyada yoldaşlarım, parasını ödeyen günah özgürce seyahat edebilir hem de pasaportu bile olmadan; öte yandan erdem şayet fakirse her sınırda durdurulur.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bence bu yaşam-ölüm meselesinde büyük bir hata yapıyoruz. Bence gölgem olduğu söylenen şey benim esas varlığım. Bence manevi şeylere bakışımız denizin içinden güneşe bakan ve üzerlerindeki kalın su tabakasının yalnızca ince bir hava tabakası olduğunu düşünen istiridyeler gibi. Bence vücudum varlığımın iyi tarafının bir posasından öte bir şey değil. Hatta isteyen alsın vücudumu, samimiyim, o ben değilim.
..nasıl oluyor da bulundukları yerde tarifsiz mutluluklar içinde olduklarını düşündüklerimiz için teselli bulamıyoruz; neden bütün canlılar ölüleri susturmaya bu denli çabalıyor; neden bir mezardan gelen tıkırtılar bütün bir kasabayı dehşete düşürür? Bütün bunların bir anlamı olmalı.
Ama inanç, bir çakal gibi mezar taşları arasında beslenir ve en canlı umutlarını bile bu ölü kuşkulardan devşirir.
Fakat iyi bir kahkaha kadar harika bir şey yoktur ve bu iyi şey ne yazık ki çok nadirdir. Yani bir insan, birisine efendice şaka yapacaksa ona engel olmayın, bırakınn mutlu bir şekilde istediği kadar, gücü tükenene kadar yapsın. Ve emin olun ki komik birisinin içinde düşündüğünüz den çok daha fazla şey vardır.
Hayat tahayyül edebildiğimiz kadardır. Bütün dünyası tarlasından ibaret olan köylünün gözünde, o tarla bir imparatorluktur. Caesar’ın gözünde ise azımsadığı imparatorluğu topu topu bir tarla kadardır. Fakir insanın bir imparatorluğu var, güçlü olanın ise altı üstü bir tarlası. Aslına bakılacak olursa, sahip olduğumuz tek şey izlenimlerdir; dolayısıyla, hayatımızın gerçekliğini izlenimlerin üzerine oturtmalıyız, algıladıkları şeylerin değil.