Kübra Nur Koç

Kübra Nur Koç
@Bookbird
En umutsuz anlarda. bile insanın kendine sığınacak bir köşe, çevresine ince de olsa bir savunma duvarı örmek yeteneği şaşılacak kadar büyük.
Sayfa 70
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ruhları ölüp gitmiş onların, müzik onları önüne katıp sürüklüyor, tıpkı rüzgarda yapraklar gibi. Onlarda artık irade diye bir şey yok, nabzın her atışıyla ileri çıkan bir adım, kullanıla kullanıla eskimiş kasların refleksi; Almanlar gereğini düşündü bunun. On bin kişiler ama aslında tek, gri bir makineden farkları yok; düşünmüyor, düşünmek de istemiyorlar, yürüyorlar.
Sayfa 63
olağanüstü bir hak elde etmiş olanlar, o hakkı elde etmemiş olanları eziyor; kampın sosyal yapısı bu insanlık yasasına dayanıyor.
Sayfa 55
..bir ada ancak bir insan sahip olabilir, Null Achtzehn artık insan sayılmaz ki; bunu hepimiz böyle bellemişiz sanki. Sanırım kendisi de adını unutmuştur artık; çünkü öyle görünüyor. Konuşması, bakışları onun içi boşalmış etkisini uyandırıyor; havuz kenarlarında bulduğumuz, taşa takılı bir ipin ucundan sarkan ve esen rüzgarın oynayıp durduğu bazı böcek kalıntıları gibi, yalnızca kabuk.
Sayfa 52
İyi ya işte, bu kamp, bizleri hayvanlar katına indirmek isteyen büyük bir mekanizma olduğu içindir ki, hayvanlaşmayı kabul etmemeliyiz. Biz yaşamamızı bu kampta bile sürdürebiliriz; ileride olan biteni anlatabilmek, kanıt gösterebilmek için bile yaşamalı, yaşamayı istemeliyiz; yaşamak için önemi olan her şeyi yapmalıyız, hiç olmazsa uygarlığın omurga yapısını, formunu korumalıyız. Bütün haklardan yoksun, aşağılanmış, kesin bir ölüme adanmış tutsaklar da olsak, kalmış bütün gücümüzle savunmak zorundayız. Elbette sabunsuz yıkayacağız yüzümüzü, elbette ceketimizle kurulanacağız. Ayakkabılarımızı boyamak zorundayız; böyle emir aldık diye değil, kendimize saygı duyduğumuz, temiz olmak istediğimiz için. Tahta ayakkabılarımızı sürümeden, dimdik yürümeliyiz; Prusya disiplin kurallarına uymuş olmak için değil, yalnızca hayatta kalmak için, ölmeyi kabullenmemek için ...
Sayfa 51