Kübra Nur Koç

Kübra Nur Koç
@Bookbird
Fizyoterapist
Lisans
328 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Sistem..
Fillerin çağıydı bu çağ. Yeryüzünü baskıları altına alacaklar, tekmil yeryüzünü, karınca, kuş, ağaç, börtü böcek, çiçek, insan sömüreceklerdi. Bunun içinde önce beyinleri, duyguları, toprağı, suyu, bedenleri yozlaştıracaklardı. Filler sultanı çok akıllı gidiyordu, iyi düşünüyordu. Ona yardım etmeliydi. Önce karıncaları on beş, yirmi, kırk, bin parçaya bölmeli, sonra da bu her bölü ötekine can düşmanı etmeliydi. Bölünmüş karıncalar, hiçbir zaman bir güç olamazlar sonuna kadar da tutsak kalırlardı.
Sayfa 43
Reklam
Değer, yaşamak her şeye değer, Ölüm umutsuzluktur, oysaki en kötü yaşamda bile her gün umut güneş çiçeği gibi açar. Ben diyorum ki, tutsaklık ölümden zordur, diyorum. Sizde bana çatıyorsunuz. Umutsuzluk bunun neresinde? Umutsuzluk ölmekte. Bir umar aramak toptan ölmekten daha iyidir.
Sayfa 36
Zaten bütün yaratıklar görselerdi, duysalardı savaşı, bütün yaratıklar duyabilselerdi savaş çığlıklarını bu dünyada savaş olamazdı. Savaşın iğrençliği bilinmeyen bir şeydir de… Savaşın kötülüğü saklanan bir şeydir de, yaratıklar onun için kabul edebiliyorlar savaşı.
Sayfa 14
Bu karıncalarda çok iş vardı. Dünyada bu kadar çok karınca variken böyle yaşamak olur muydu, Allah bu karıncaları bu kadar çok niçin yaratmıştı? Elbette karıncaların bu kadar çok yaratılmalarının bir sebebi olacaktı. Hüdhüdler başı gün görmüş ulukepezin anlattıklarına göre dağ taş hep karıncaymış ve karıncalar öylesine çok çalışıyorlar, öylesine güzel kentler yapıyorlar, öylesine çok yiyecekler biriktiriyorlarmış ki... Elbet bütün bunların bir sebebi olacak. Filler sultanı yürürken kendi kendine işte böyle düşünüyor, şu karıncaları daha önce, gençliğinde tanıyamadığına yanıyordu.
Sayfa 10