..babam özellikle zevklerimin artık değişmeyeceğini söylemekle, hayatımı mutlu kılacak olan şeyden söz etmekle, bana korkunç acı veren iki şüphe sokmaktaydı içime. Birincisi, ben her gün kendimi henüz el değmemiş, ancak ertesi sabah başlayacak olan hayatımın eşiğinde sayarken, hayatımın aslında başlamış olduğu, daha da önemlisi, bundan sonraki kısmının, öncekinden pek farklı olmayacağıydı. Aslında birinci şüphenin bir başka şekli olan ikinci şüphe ise, Zaman'ın dışında yer almadığım, onun yasalarına tabi olduğum şüphesiydi; tıpkı Combray'de, hasır çardağıma çekilip hayatlarını okuduğum zaman bu sebeple beni hüzne boğan roman kahramanları gibi.
Ama insanlığın binlerce yıllık tarihiyle ilgili olarak bile, tefrika yazarının her şeyin unutulmaya aday olduğunu ileri süren felsefesi, her şeyin korunacağını öngören zıt bir felsefe kadar doğru olmayabilir pekâlâ. Aynı gazetede, ahlakçı başmakale yazarı, bir olaydan, bir şaheserden, hele "şöhret ânı"nı yaşayan bir şarkıcıdan bize, "On yıl sonra bütün bunları kim hatırlayacak?” diye söz ederken, üçüncü sayfada, Yazıtlar Akademisi raporunda, genellikle firavunlar dönemine ait, günümüze eksiksiz gelmiş, daha önemsiz bir olaydan, pek değeri olmayan bir şiirden söz edilmez mi? Belki kısacık insan ömrü için aynı şey geçerli değildir.
İnsanın sözlerinin ve hareketlerinin başkalarına hangi ölçüde göründüğünü tam olarak hesaplayabilmesi aslında zordur; kendi önemimizi gözümüzde büyütmek korkusuyla, başkalarının doğumdan ölüme anılarının yayılmak zorunda olduğu alanı büyütüp dev boyutlara getiririz ve konuşmalarımızın, tavırlarımızın ayrıntılarının sohbet ettiğimiz kişilerin bilincine nüfuz edemediğini, hele hafızada hiç yer etmediğini zannederiz. Suçlular da zaten bu tür bir varsayıma göre hareket ettikleri içindir ki, söyledikleri bir kelimeyi sonradan hafifçe değiştirirler, bunun bir başka benzer kelimeyle karşılaştırılmayacağını düşünürler.
Bir yazar hoş birkaç havai fişek patlattı diye hemen şaheser damgası yapıştırıp ortalığı velveleye veriyorlar. Şaheserler o kadar sık rastlanan şeyler değillerdir!