İlk karımla sorun neydi? Hassasiyet ve kibir. İnsanın yaşadığı sıkıntıların, felaketlerin temelinde genellikle bunlar olur. Kibir.
Gurur. Korkarız, çünkü kibir yüzünden hayatın hediyesini almaya cesaret edemeyiz. Bir insanın kayıtsız şartsız sevilmeyi kabul etmesi büyük cesaret ister. Kahramanlık değilse bile cesaret. Çoğu insan sevgiyi ne almayı ne de vermeyi bilir; çünkü ödlektir, kibirlidir, korkuları vardır. Sevgi verdiği zaman utanır ve diğerine teslim olup sırrını paylaştığı zaman daha da fazla utanır. Bu üzücü sır şudur ki, insanın şefkate ihtiyacı vardır, onsuz yaşayamaz. Bence gerçek bu.
Gerçeğin ne olduğunu, iyileşme ve mutluluk becerisinin nasıl kazanılacağını soruyorsun. Söyleyeyim azizim. İki şeyle: Tevazu ve kendini tanıma. İşin bütün sırrı bu.
Söylesene, neden kadın erkek ilişkisi okullarda öğretilmiyor? Ciddiyim. Bu en az memleketimizdeki dağ ve denizlerin coğrafyası ya da doğru diyaloğun temelleri kadar önemli. İnsanın ruh huzuru terbiyeye ve imlaya olduğu kadar buna da bağlıdır. Bunu söylerken birtakım ahlaka aykırı dersleri kastetmiyorum; kastettiğim tek şey, aklı başında insanların, yazarların, doktorların bazı mutlulukları, erkeklerle kadınların beraber yaşama imkânlarını zamanında anlatmaları.
Yani mesele "cinsel hayat" değil, mutluluk, sabır, alçakgönüllülük, memnuniyet. İnsanları küçümserken en çok bu ödlekliği küçümsüyorum; hayatlarının sırrını kendilerinden ve dünyadan saklamalarına neden olan ödlekliği.