Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çoğunlukla bir kitaptan kurtulmak ona sahip olmaktan daha zordur. Kitaplar, sanki asla geri dönemeyeceğimiz bir anın tanıkları gibi, bir ihtiyaç ve unutkanlık anlaşmasıyla tutunurlar insana. Oysa orada kalmaya devam ettikleri sürece onları birbirlerine yamadığımızı zannederiz. Üstlerinde gün, ay ve yıl yazan sayısız kitap gördüm ben; gizli bir takvimi oluşturur her biri. Başkaları ise ödünç vermeden önce adlarını yazarlar ilk sayfaya, teslim edecekleri kişiyi defterlerine kaydedip bir de tarih atarlar yanına. Tıpkı kütüphanedekiler gibi damgalı kitaplar gördüm, yahut içlerine sahiplerinin kartları yerleştirilmiş olanlar. Kimse bir kitap kaybetmek istemez. Bir daha okumayacak olsak da başlığında eski, belki de kaybolmuş bir duyguyu taşıyan bir kitabı kaybetmektense bir yüzük, saat veya şemsiye kaybetmeyi yeğleriz.
Kitap İrlanda'nın baya fakir bir kesiminde geçiyor o kadar fakirler ki sadece patates yiyorlar, domuzlar ile evlerini(baraka) paylaşıp kokudan ölecek düzeyde yaşıyorlar.
Anlatıcı daha 6 aylıkken her şeyi algılayıp bize çevresini anlatmaya başlıyor. Babasını tanımamış dedesi ve annesi ile yaşıyor onun büyümesini ve ülkede olanları kendi küçük köyünde yaşadıklarıyla anlatıyor.
Yazar bu fakirliği İrlandanın İngilizlere dilleri yok edilerek himaye altına alınma çabasını, kendilerini bu durumda dillerini koruyarak kurtarma çabasını ironik bir şekilde anlatıyor. Okula gittiklerinde isimleri bile tek isim yapilmaya çalışılıyor.
Kitabın özeti olan iki alıntısı var bence
√Yoksullar birbirlerini yoksullaştırıyor.(Sf-34)
√O sabah hiç şüphesiz gerçek bir İrlanda sefaletine sahiptim. (Sf-84)
Genel olarak fikrim okumasam da olurdu bana çok bir şey kattığını düşünmüyorum yine de siz bilirsiniz fasfakirlik okumak isteyenler denesin şansını