"En sevdiğin renk nedir?"
Sırf düşünecek zaman kazanmak için onu döndürdüm. Daha önce en sevdiğim rengin ne olduğunu hiç düşünmemiştim. Bana asla önemli gelmemişti bu.
Ta ki bir çift okyanus mavisi göze bakıp boğulmanın belki de hoş bir şey olabileceğini fark edene dek.
Ta ki bir çift gök mavisi göze bakıp yanmanın belki de acı vermeyeceğini fark edene dek.
Daha önce en sevdiğim rengin ne olduğunu hiç düşünmemiştim çünkü bu unvanı bak edecek bir renk görmemiştim. Ta ki şimdiye dek.
Alçak sesle, "Mavi," dedim.
"Lütfen de."
"Bana bunu söyletmek için bekliyordun, değil mi?"
"İşin aslı bunun için can atıyordum."
"Lütfen Pae."
"Sana yabancı bir sözcük gibi Prens."
"İçimde bu sözcüğe sayende epey alışacağıma dair bir his var. Çok az kişinin beni yalvartma gücü vardır."