Yani ne diyebilirim ki… BA-YIL-DIM!
Serena ve Koen, kurt geleneklerine göre bağlandıklarında ikisi de en başından bu ilişkinin bir birlikteliğe dönüşmeyeceğini net bir şekilde ortaya koymuştu. Ancak Serena’nın başına konan ödül ve Kuzeybatı Alfası Koen’in bağlandığı eşin tehlikede olması, bu ikiliyi sandıklarından çok daha erken ve fazla yan yana getirecektir.
Kitap gerçekten bir çırpıda bitti. Koen’i gönül rahatlığıyla grumpy kategorisinde alfa ilan edebilirim. Ama bu kadar huysuz olup aynı zamanda bu kadar güven vermesi ve sevilmesi nasıl mümkün, hâlâ çözebilmiş değilim. Duygularını saklamak zorunda olduğu kısımları okurken gerçekten uluyasım geldi dkdnkdkf
Serena ve Koen arasındaki bir gevşeyip bir gerilen çekim, normalde slow burn çok sevmesem de beni hiç rahatsız etmedi. Serena’nın ilk kitapta vampir kızımız Mysery ile neden bu kadar iyi anlaştığı da burada çok net: ikisi de fazlasıyla hazır cevap.
Artı şunu da belirtmeliyim ki Ana’ in tatlılığıııı. Yemek istiyorum o çocuğu ya!
Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, çift bakış açısıyla olmamasına rağmen bölüm başlarında Koen’in tarafını okumamın bana çoğu zaman yetiyor olmasıydı.
Sabırsız tarafım onları bir an önce birlikte görmek istese de kendime sürekli türün slow burn olduğunu hatırlattım. Çünkü bu beklentiyle okumazsanız hikâye size durağan ve aksiyonsuz gelebilir.
Yazarın dili ve akışı zaten ilk kitaptan belliydi. İlk kitabı okuyup sevdiyseniz, bu kitapta seriye olan sevginiz kesinlikle artarak devam edecektir.
Doğaüstü eş temalı romantik kurgu sevenlere en şiddetlisinden tavsiye!