“Gözlerinde kaybolurlarsa elindeki silahı asla göremezler. Görüntün onları sarhoş ederse, şaraplarındaki zehrin tadını alamazlad.” Omuz silkti. “Güzellik bu işi kolaylaştırır, hayatım. Şı andakinden çok daha kolay kılar. Üzücü olabilir. Yanlış da olabilir. Ama aynı zamanda doğrusudur da.”
Fisher ve Lucy, lisede aşkın o inanılmaz çekimiyle birbirlerine tutulup mutlu bir son için evlenmişlerdi. Yuva denilen şey onlar için ne onların bulundukları ada ne de evleriydi. Yuva, onların her defasında birbirlerine dönmeleriydi. Özellikle Fisher’ ın..
Fakat hayat Fisher’ a, altında ezeceği travmalarla ceplerini doldurmuş yaklaşıyordu. Ve bu çift için aşkı kaybetmek an meselesiydi.
Kitaba ön yargılı yaklaştığımı ve bu yüzden beklettiğimi sağır sultan bile duydu artık. Ön yargılı yaklaşmaya pişman edecek kadar güzel fakat sürekli alıntılarını paylaşmayacağım kadar büyüleyici değildi. Yazar, Fisher’ ın travmaları için yeterli duyguyu yansıtabilmişti. Bu duygu beni içine aldığında empati yapmak kolaylaşmış ve Lucy’ nin yerine kendimi koymak karşı konulamaz olmuştu.
Kitap, hüzünlü bir başlangıca sahip olsa da gittikçe eğlenceli bir hal aldı. Özellikle Fisher’ ın Stanford karakterine taktığı lakapları okurken sürekli sırıtıyordum. Gerçekten eğlenceliydi.
Sadece her iki karakterimizde kıskançlık yaratacak olan yan karakterler, sevmememiz için zorlama yaratılmış gibi geldi bana. Aksine birbirlerine duydukları aşkla birbirlerinden daha üstün özelliklere sahip karakterler olsaydı ve buna rağmen birbirlerini seçselerdi daha güzel olurdu bence.
Olumlu olumsuz tüm yönleri yazdım. Ek olarak kitapta biraz cinsellik var o yüzden rahatsız olabileceklerin dikkatinde bulunsun. Ama bu konu hikayenin önüne geçmiş değildi. Bu da bir artı bence.
Kitabı sizlere tavsiye eder esenlikler dilerim efenim.
Addio..
Ona sadece birkaç şeyin kırıldığını söylemiştim ve buna gerçekten inanıyordum. Bir şeyler düşerdi ama parçalarına ayrılıp yok olmazlardı. O parçaları toplayıp tekrar tamamlanana dek bir araya getirebilirdim. Belki birkaç çatlak olurdu ama hiçbir şey mükemmel değildi. Uğruna yaşamaya ve ölmeye değecek ne versa üzerinde birkaç iz olurdu.