Jay Kristoff

Jay Kristoff

Yazar
8.7/10
1.621 Kişi
·
3.096
Okunma
·
63
Beğeni
·
1.884
Gösterim
Adı:
Jay Kristoff
Unvan:
Yazar
Doğum:
Perth, Batı Avustralya, Avustralya, 1973
Ödüller: Aurealis Award for best fantasy short story (2013), Audie Award for Multi-voiced Performance (2016 · Illuminae)
Sonuçta “süt beyazı”, “solgun”un süslenmiş halidir. “Narin” ise bir şairin “açlıktan bir deri bir kemik kalmış” deme biçimidir.
"Gözlerinde kaybolurlarsa elindeki silahı asla göremezler. Görüntün onları sarhoş ederse, şaraplarındaki zehrin tadını alamazlar."
Jay Kristoff
Sayfa 174 - Pegasus Yayınları
"Kelebek tırtıl halini hatırlar. Ama çamurun içinde debelenen o şey için acımadan başka bir şey hisseder mi? O güzel kanatlarını açıp uçmayı öğrendikten sonra?"
608 syf.
·3 günde·6/10 puan
Öncelikle şuan yazacaklarım tamamen kendi kişisel görüşümdür.

Ah İlluminae... Herkesin övüp övüp bitiremediği, fiyatı baya tuzlu olan kitap. İnsan açıkçası kitabın incelemelerini okuyunca beklentileri arşa çıkıyor en azından benim öyle oldu.

Önce kitabı artısıyla eksisiyle inceleyelim.
(+) Kitap muhteşem bir tasarıma ve resimlere sahip. Bunun artı olması çoğu kişi için tartışılabilir sonuçta romanların kapağından çok içeriği önemli fakat ben bunu artı olarak kabul edeceğim.

BAŞKA ARTISI YOK.

Eksilere geçelim
(-) Fiyatı çok fahiş tabii bu nedenle kitaptan puan kırmayacağım fakat dediğim gibi normal bir kitabın 2-3 katı fiyatında.

(-) Konusu bence klişeleşmiş uzay filmlerini andırıyor çok bir şey beklememek lazım.

(-)Yeni bir anlatım tarzı denenmiş fakat saçma olmuş.

(-) Klişe replikler

(-) Yüksek dozda ergence bir aşk.

(-) Saçma ve iğrenç espriler. (Ezra Mason'un esprileri özellikle)

Kitaba gerçekten iyi yorumlar yapmak isterdim, hayatımın serisi olsun, aklıma gelsin isterdim fakat düşüncelerim pek o yönde değil.

Ne biliyim belki benim tarzım değildir, ön yargılı yaklaşmışımdır bilemiyorum...

Yani tek düşüncem bu kitabın bana bir bilgi kırıntısı bile katmadığı tabii böyle kitaplardan bir şey beklemek yanlış fakat ufacık bir şey bile katmaması çerez kitap olduğunu gösteriyor.

Son düşüncelerim;

Eğer ağır bir ergenlik yaşamıyorsanız, wattpad kitaplarını seve seve okumuyorsanız bu kitaba kesinlikle başlamayın vakit ve para kaybıdır.

Kendisi iyi pazarlanmış, booktuberlar tarafından iyice övülmüş ve bize merak uyandırmıştır fakat bu merakın sonu üzülerek söylüyorum ki hüsran.

Bilim kurgu okumak isteyenler başka bir kitaba göz atsa iyi olur...
608 syf.
·3 günde·10/10 puan
BU NE? BEN NE OKUDUM? WTF? MÜKEMMELDI. GERCEKTEN MÜKEMMELDI.
Kitap tam iki yildir bekleniyordu. Pegasus öyle pazarladi ki kitabı almamak imkansızdı. Reklamlarla arşa çıktı kitap. Ve haliyle beklentiler fazlasiyla artti. Ve kitap beklentileri fazlasiyla karsiladı.

“Illuminae’nin kapağını açıp şöyle bir baktığınız an sıradan bir romanla karşı karşıya olmadığınızı anlıyorsunuz.”

Görsel temadan bahsetmek gerekirse; kitap her şeyden önce kocaman. Devasa bir boyutu var. Ve gercekten cok agır. Bu da gercekciligi yakalayan noktalardan biri olmus. Illüstrasyonlar cok guzeldi. Ozellikle Kady'nin portresine hayran kaldim. Kitap farkli bir formata sahip. Kitabı, hacklenen yazısmalar, dosyalar, e-posta kayıtları, yapay zekanın çekirdeginden alınan veriler, sözlü kamera kayıtları ile okuyoruz. Bu nedenle 150 sayfa kadar "ne oluyor be" dedim, anlamlandıramadım. Takip ettigim bir bookstagram sahibi de ayni durumu yasayip, dile getirmis ve 150 sayfa kadar okumamiz önerisinde bulunmus idi. Bu yuzden pes etmedim hemen.

Kitabın konusu ise, 2575 yılında uzayın hakimiyetini ellerinde tutan iki sirketten biri Ezra ve Kady'nin de yasadigi Kerenza gezegenine saldiri düzenler. Onları kurtaran savas ve arastirma gemileri de büyük tehlike altındadir.
Ki isler gercekten bu kadar basit degil.

2 yazar da müthis emek vermis kitaba. Emek akıyor kitaptan. Sırf ayıp olmasın diye okumalisiniz ahdhd Umarim Pegasus 2. kitap için de 2 sene bekletmez, çunku ücleme tamamlandi cooktan.
608 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Ne yalan söyleyeyim bu fiyata daha büyük bir şey bekliyordum. Herkesin öve öve bitiremediği kitabı sonunda ben de okudum. Gerek içeriğindeki görseller ile gerek konusu ile su gibi gitti bu konuda lafım yok. Özellikle son bölümleri çok sevdim heyecanı güzel yaratmışlar.
Belki bilgisayar mühendisi öğrencisi olmamdan bilmiyorum, iş bitirici olarak bilgisayar dehası bir kız karakter kullanmaları hoşuma gitti. Özellikle yapay zekanın düşüncelerini de okuyor oluşumuz, benim kalbimi birazcık kazandı.
Konusuna gelirsek bu sonsuz galaksinin en ücra köşesinde bir maden gezegenine saldırı gerçekleşir. Bu biyolojik saldırının, silahlı çatışmaların arasından kaçabilen herkes 2 uzay gemisi ile bir sonraki istasyona kaçmaya çalışır. Çiftimiz 2 ayrı uzay gemisine düşmüştür. Saldıran taraf ortada tanık kalmaması adına peşlerine düşer.
Bir sonraki istasyona ulaşmaya çalışırken başlarına gelmeyen kalmaz. Yapay zekanın bozulup farklı düşünmeye başlaması, gemi sistem sorunları ve en önemlisi biyolojik silahın onları yeni baştan yarattığı halleri... Bir sonraki istasyona ulaşabilecekler mi? Yoksa arkalarından gelen geminin saldırılarına mı maruz kalacaklar?
Kitap sizi şaşırtmayı başarıyor. Bazı sayfalarda yalan yok kağıda acıdım ziyan etmişler dedim bazen ise sadece vay deyip inceledim uzun uzun.
sonuç olarak benden kırılan puanlar israf olan bazı sayfalara ve tuzlu parasına.... Bazı kişiler çok klişe bir öykü ve ergen aşkı olarak kabul etmiş. Eğer almayı düşünüyorsanız bunu da aklınızda bulundurun derim.
608 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10 puan
MERHAMETLİ DEĞİL MİYİM?
DEĞİL MİYİM MERHAMETLİ?
EĞİLMEDİM, RAHMETLİYİM?
TARİH MELEĞİM MİDYELİM?
..... ETLİ TEMA M L Ğ ?......
..... MA Tİ Lİ DE MİĞ ? ......
<HATA>

Başlarda ben ne okuyorum ya diye kendime sorduğum bir kitabın sonunun beni böylesine etkileyeceği aklıma gelmezdi fakat oldu. Uzun zaman unutamayacağım bir kitaba dönüştü ve beni bitişinden sonra bile etkisi altında tutabilen sayılı kitaplardan biri oldu.


Ben okurken böyle düşünüyorsam, 'Ne okudum?!' gibi, bu kitabın yazarları acaba ne düşünmüşlerdir yazarken?
Ben ne okudum ?
Ben ne yazdım?
Ben ne için saatlerimi harcadım ?
Ben ne için yıllarımı verdim?
Tabi ki bu düşünceler kitabın ilk 70-80 sayfasına kadar benimle birlikteydi . Daha sonra kendimi kitabın atmosferine uydurdum ve su gibi akıp gidecek bir olay örgüsüne dönüştü benim için. Kitabın ilk 70-80 sayfası 'Ne okuyorum?' diye düşünmekle, 90 ile 180 sayfaları arası atmosferi yavaş yavaş tanımakla ve sevmekle, 180 ile 400 artık olayların tam ortasında hissetmenin verdiği yıkım ve heyecan ile ve 400 ile 600 arası ise zaman zaman şaşkınlığa, zaman zaman küfürler savurmaya, yeri geldiğinde karakterin yaşadıklarına karşı hüzünlenmeye veyahut gülümsemeye sevk etmesiyle bitti. Nasıl bitti hala kendime gelmiş değilim.

İlk başta Ocak ayında 40 sayfa kadar okuyup yarıda bıraktığım bir kitaptı ayrıca çünkü okumaya devam edersem şayet kendimi beyinsiz diye kabul edeceğimden korktum çünkü bir cümlesini bile anlamadığım sayfalar çoğunluktaydı.
Kelimelerin ağırlığı veya cümlelerin yoğunluğundan değil olayın atmosferini alamayışım yüzünden, sayfaları en az on kere okuduğumu, en az beş kere en baştan başladığımı hatırlıyorum ki yarıda bırakmama sebep bu olmuştu. Lakin bilim kurgu kitaplarını çok sevdiğimden ve reklamlar olsun tanıtımlar olsun kitabın yayımlandığı dönemde arşa çıktığını bildiğimden bu kitabı okumadan edemem diye yeniden başladım ve iyi ki başlamışım.

Kitabın kapak tasarımından tut, sayfa dizaynına kadar hepsi o kadar farklı ve alışılmışın dışında ki , gören o ne, ne kitabı o , tıp öğrencilerinin kitaplarına benziyor, onu nasıl yanında taşıyorsun gibi şeyler söylediler çünkü boyutu da kendisi kadar kocaman bir roman, ebatı 15x22 şeklinde ayrıca ciltli ve şeffaf kabı ile kitabın kapağının uyumunun da ayrı bir muntazamlığı var.Fantastik ve distopik öğeler barındıran bu romanın baş karakterleri, lise öğrencisi aşıklar Ezra ile Kady, bir anda yaşadıkları Kerenza gezegenini, uzayda hüküm süren şirketlerden birinin saldırısı altında buluyor, olanlar oluyor ve GalaksilerArası bir savaşın ilk tohumları atılıyor. Gezegen istilasından kaçmak için birden ona sığınak olan gemilerinin -Alexander- de korkunç savaş gemisi Lincoln tarafından kovalandığını, yayılan Phobos Virüsüne yakalanan eski insanların bir zamanlar en sevdikleri, en yakınları olanları bile cani yollarla öldürme girişimlerine maruz kalıyorlar. Olayın işine AIDAN girdikten sonra da beni en heyecanlandıran kısımlar başlamış oluyor.Kitabın olayı hakkında daha fazla spoiler vermek istemiyorum ve yeniden yüzeysel yorumlarıma devam ediyorum.

Yukarı anlattığım kitabımızın konusu ile tasarımının bütünlüğü o kadar uyumlu ki, dışı olsun içi olsun, karşılıklı dialoglar olsun, hazırlanmış tıbbi raporlar, gözetim kayıtları, askeri evraklar, dosyalar, özel mesajlar, şemalar, tasarımlar, AIDAN'ın verdiği <HATA>'lar ve Kady'nin günlüğünden kesitler olsun, her şey mükemmeldi. Çok fazla film izlemediğimden - belki benzerleri vardır- ve daha önce bu şekilde bir kitap okumadığımdan benim için ilginç ve mega bir hayal gücü ile yazılmış olduğunu düşünüyorum ve yanılmıyorum çünkü;
Kirkus, Yılın En İyi Kitabı, 2015 ;Booklist, Yılın En İyi Gençlik Romanı, 2015 ;YALSA, Yılın En İyi Romanı, 2016 ;VOYA, 2015’in En Çok Okunan Kitabı ; Romantic Times, Yılın En İyi Kitabı ; Amazon, Yılın En İyi Gençlik Romanı, 2015 gibi ödüllere layık olunmuş bir roman. Okurken bir ara öyle şeyler hissettim ki bu kitabın filmini hemen izlemeliyim diye internete koştum ama henüz ne bir film var ne başka bir şey. İlk yayına sürüldüğü zaman Brad Pitt tarafından satın alınmış hakları ama hala beklemekte ve çıkmasını Silmarillion dizisinin çıkmasını bekleyeceğim kadar bekleyeceğim herhalde.

En sevdiğim karaktere gelirsem; içinde kocaman şehir boyutunda bir beyin yanan Hypatıa motoru, Yapay Zeka AIDAN. Yapay Zeka'nın bir karaktere büründüğü isim ayrıca kendisi. Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin Marvin'i veya Altın Kalp'in motoru gibi.
Normalde gemiyi ve filoyu koruması gereken yerde tam tersini yani filonun tüm nefes alan canlılarının aleyhine hamleler yapan Über Zeka AIDAN. Kady'ye yaptırdıkları, Kady için yaptıkları, talimatları, duyguları ve en sonda olanlar en sevdiğim olması için küçük nedenlerden birkaçı.

İşte görenlerin İlluminati kitabı sandığı ama İlluminati ile uzaktan yakından alakası olmayan İlluminae böyle bir kitaptı. Serinin diğer kitaplarını okumayı heyecanla bekliyorum, bu kitapta da olduğu gibi onları da ablamdan araklamayı planlıyorum, şimdiden sağol aşkım :P herkesin senin gibi bir ablası olmalı <3
Sema Koçak Akdoğan


ALINTILAR

#41599166
#42057681
#42563474
#42603543
#42605472
#42721544
#42777196
#42778339
#42787069
#42787650
#42790267
672 syf.
·19 günde·Beğendi·8/10 puan
Serinin ikinci kitabından merhabalar efendim. İlk kitapta fiyatı tuzlu daha iyi bir şeyler görmek isterdim yorumunu bana geri çektirdi. Görmek istediğim şey buydu çünkü! Okuyor muyum yoksa onlarla beraber istasyonun koridorlarında mı koşuyordum emin değilim. Harika bir anlatım diline sahip.
İlk kitabımızda uzay gemimizin sıçrama istasyonuna varmak için çabaladığı anları okumuştuk. İkinci kitabımızda ise o gemi istasyona varmadan neler olup bitiyor onları görüyoruz. Sınav haftasında olmama rağmen kendime engel olamayıp ara ara açtım okudum. Gerek resimleriyle, gerek anlatımıyla bizi hikayeye çok yakın bir bakış atma şansı tanıyorlar. Bence siz de bu seriye bir şans verebilirsiniz.
624 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10 puan
İlk kitabımızda kaçan gemideydik.
ikinci kitapta sıçrama istasyonundaydık.
üçüncü kitapta ise kaçanların, geride bıraktığı Kerenza IV gezegenindeyiz.
Geride kalanların öyküsüne hoş geldiniz efendim. Lakin söylemem gerekir ki bu kitap birkaç defa beni ters köşe yapmayı başardı. Kalın görüp gözünüzü korkutmayın öyle hızlı akıp gidiyor ki! Üçüncü ve son kitap olduğu için detay veremiyorum incelemelerimde kusura bakmayın.
Olaylar Kerenza IV ve uzay gemisinde yaşananlara paralel anlatılmaya devam ediyor. Ve hikayemiz nihai sonuca bağlanıyor. Çok zor anları geride bırakacak olan 7 kişi... Herkesin kayıpları var, yaşanabilecek daha güzel günleri...
oraya çok uzak ve hoş bir yerde...
Keyifli okumalar dilerim
608 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
Ben ne okudum? Bu ne muhteşemlikti? Benim için bu sene okuduğum en zirve kitaptı ve kitabın üç ana can alıcı yerinde de haykırarak bağırdım. Öncelikle kitabın görsel bir şölen olması muazzamdı ve beni zaten kitap kapağı tasarımından içindeki olağanüstü çizimlere kadar kazandı. Metinlere gelecek olursak da diyaloglar, olay örgüsü, akışı ve asla ve asla sıkmayışı ile muhteşemdi. Karakterlerin yansıtılması, başarımları ve AIDAN... Hangi birine övgüler yazayım, bilmiyorum. Ancak çok kurnazca ve dahiyaneceydi. Mükemmel derecede şok edici sonu da zaten apayrıydı. Pegasus acilen ikinci kitabı da çevirip basmalı. Çok. Acil. Tamam.
456 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10 puan
Yazara; kurduğu evren ve yarattığı karakterler açısından hayranlık duyacağınız epik fantastik türündeki bu romanı severek okudum. Pembe bir masal olmaktan çok uzak, sert ve acımasız bir dünya yaratılmış. Yaratılan dünyanın karanlığı okudukça insanı içine çekiyor. Kitabın başı biraz yavaş ilerlese de bunu karakter tanıtımının gerekliliğinden dolayı hoş görebiliyorum. Gittikçe heyecanı artıran bir kurguya sahip. Ama kitapta yayınevinden kaynaklı yazım hataları çok göze batıyor. Normal kitap fiyatından yaklaşık 3-4 kat fazla olan bir kitaba keşke 3-4 kat fazla özen de gösterilse.
608 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kitabı okudum demem doğru olmaz çünkü ben bu kitabı yaşadım. Kitabın içeriğini bir çoğunuz biliyorsunuzdur. Ama hissettirdiklerini okumadan anlayamazsınız.
456 syf.
·3 günde
Ne güzel nede kötü orta derecede ama kitap kendini merak ettirip okuturdu. Baş karakterin ailesini kaybetmesi ve intikam için çabalaması kesinlikle benim için mükemmel di. Benim gibi sürekli aksiyon ya da daha da fantastik sevenler için biraz durağın bir kitaptı. Alırken çok beklentiye girmeyin eğer beğenmezseniz hayal kırıklığına uğrarsınız.

Yazarın biyografisi

Adı:
Jay Kristoff
Unvan:
Yazar
Doğum:
Perth, Batı Avustralya, Avustralya, 1973
Ödüller: Aurealis Award for best fantasy short story (2013), Audie Award for Multi-voiced Performance (2016 · Illuminae)

Yazar istatistikleri

  • 63 okur beğendi.
  • 3.096 okur okudu.
  • 155 okur okuyor.
  • 2.722 okur okuyacak.
  • 135 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları