Louise, bir gece bara gittiğinde öpüştüğü adamın daha sonra patronu çıkacağını bilemezdi. Üstelik bir de evli olduğunu. Karar verilmişti bu adam kesinlikle ona göre değildi. Uzak durması gerekiyordu. Fakat şehre yeni gelen Adele ile yolları kesiştiğinde koparılamaz şekilde tekrar birbirlerine bağlandıklarını ve yörüngelerinden çıkamadıklarını ne zaman anlayacaktı?
Okuyalı bir hafta olmasına rağmen final bölümünün kurgusuyla hala saçımı yolmak istediğim Gözlerinin Ardında kitabı ile geldim.
Kitabın ilk kısımları gerçekten çok yavaştı. Yazar, bişeyler olacağını gözüme sokarken, ana karakterlerden Louise’ in aptallığı beni ilk başlarda gerçekten yordu. Sanane başkalarının ilişkilerinden, çocuğun var git onunla takıl deyip durdum kendi kendime. Koca şehir de David mi var bir tek!
Bu sinir harbi uzun bir süre devam etti. Çünkü Adele ve David arasındaki ilişki çok gizli kapaklıydı ve Louise ne kadar dışarıda kalmak istese de Adele ile sürekli yollarının kesişmesi ister istemez onu ilişkilerinin içine dahil etti. Ve banada birşeyler olacak mesajı vererek kitabı merakla okumaya teşvik etti. Kurgunun bu gizli kapaklı kısmına dair bir sürü tahmin de bulunuyorsunuz fakat asla kestiremiyorsunuz. Zibilyon tane teorim olmasına rağmen gerçekten hiçbiri tutmadı. Kitabın giriş ve gelişme kısmı durağan ve sıkıcı olsa da sırf finali ve finalin vermiş olduğu şok duygusu için bile kitaba yüksek puan verebilirim.
Hikayeye dair aklımın kaldığı tek karakter Louise’ in oğlu Adam. Onun akıbetini çok merak ediyorum. İkinci kitabı olsa sırf onun için bile olsa antidepresan alır okurdum.
Psikolojik-gerilim türünde sonu bayaa ters köşeli bir kitap okumak isterseniz şiddeyle tavsiye ederim.
Kitabın dizisi de var belki zaman geçince izlerim bilemiyorum
Addio..
“Benim için kendini feda etmeyeceksin.” Dişlerini sıktı. “Benim için ÖLEMEZSİN, kotyonok.” Gözleri beni perişan etti. “Aramızda biri ölecekse, o BEN olacağım. Anladın mı?”
Anlamadım, o yüzden de başımı iki yana salladım.
“Öyleyse senin için daha açık anlatayım,” dedi gözlerindeki gölgeler yanıp sönerken. “Bensiz hayatta kalırsın. Yoluna devam edersin.” Sesi sertleşti. “Bense senin ve tüm o lanet sarılarının olmadığı bir dünya hayal edemiyorum. Yani ölürsen, beni de götürürsün. Fedakarlığın hiçbir şey ifade etmez, kotyonok. HİÇBİR ŞEY.”