"Benim icin döndün," dedim ona daha da yaklaşarak. Sözlerim bir sene önceki minnettarlığımla doluydu.
Başım ellerinin arasına aldı. "Her zaman senin için döneceğim, Al," diye fısıldadı.
"Tüm o geceler boyunca seni rüyalarında Harikalar diyarına getirdim, düş sahnelerimizi terk ederek insanlar alemine dönmek bana ne kadar acı verse de her sabah gitmene ve oradaki gerçekliğini yaşamana izin verdim. Senin şu ölümlünün aşkıyla karşılaştırılamaz belki ama -benim gibi çıkarcı ve kibirli bir ukala için- fedakarlığı en samimi hali budur. Gitmene izin vermek. Bunu göremiyor musun?"
Şişt." Elini sıktım. Nemli ve soğuktu. "Bunu sessizce yapmalıyız tamam mı? Babamın içeri gelmesini istemeyiz."
Daha fazla ürperirken dişlerini sıktı. "Sonunda senin yatagina gireceğimi biliyordum. ... ve bir gün senin bu kelimeleri söylediğini duyacağımı..." Zorlukla sırıttı.
Jeb homurdandı. "İnanılmaz. Ölümün esigindeyken bile beyinsizliğe devam ediyor." Morpheus' un boynunun altındaki bir yastığı duzeltti. "Biz sana yardım ederken neden çenesi kapalı tutmuyorsun."
Morpheus belli belirsiz gülümsedi, teni mavi ışıkla parıldıyordu. "Alyssa'nın," diye hırladı, ağzımı meşgul edecek başka birşey yapmasına ne dersin?"
Jeb gözlerini kıstı. "Sana çignemen için yumruğumu vermeme ne dersin?"
Morpheus geri çekilip beni süzdü. "Fantezilerim de beni defalarca soymana rağmen, hic bu kadar... tatmin edilmemiş hissettiğimi hatırlamıyorum."
Lütfen Morpheus," diye yalvardım. Jeb' in yerde kıpırdandığını duyuyordum.
"Ah, ama bu nefis sözleri fantezilerimde hep duyarım." dedi kışkırtıcı bir gülümsemeyle.
Ona baktım. "İnanılmazsın."
"Ve bu sözü de en sonunda söylersin."
"Kes sesini. Doğum izimin üstüne koymak için kolunu çektim.