‘’Hayat çok garip,’’ dedi Nora. ‘’ Her şeyi bir arada yaşamamız, dümdüz bir çizgide. Ama resmin tamamı bu değil. Çünkü hayat yalnızca yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da oluşur. Ve yaşadığımız her an… bir çeşit dönemeçtir.’’
İnsanlar şehir gibiydi. Bazı kötü yönleri var diye bütün şehirden nefret etmezdiniz. Sevmediğiniz yanları, birkaç tane tehlikeli ara sokağı ve mahallesi olabilirdi ama bir şehri yaşanır kılan şey iyi yönleriydi.
Buradaki bütün hayatlar, nasıl desem, hayattır. Yani o hayatta ölebilirsin ama hayata girmeden ölmüş olamazsın çünkü Gece Yarısı Kütüphanesi hayaletler kütüphanesi değildir. Ölüler kütüphanesi de değildir. Burası bir olasılıklar kütüphanesidir. Ölümse olasılığın karşıtıdır. Anlıyor musun?