"Fazla özgüvenlisin. Onun da fazlası zarar, güzelim."
"Bunu senin söylemen fazla ironik. Gördüğüm en egolu, soğuk adamsın."
Havasından geçilmiyordu, dediklerim tamamen doğruydu. Bana karşı fazla ilgili olması dışarıdan nasıl bir insan olduğunu değiştirmiyordu.
"Soğuk bir adam olduğumu mu düşünüyorsun?"
Gözleri uykulu uykulu bakarken dudakları iki yana kıvrıldı.
"Sana gerçekten soğuk davransaydım, şu an buradan çıkmak için elinden geleni yapıyor olurdun."
"Hımm, soğuk davranmıyorsun o zaman."
Kaşlarımdan birini kaldırdım.
"Neden soğuk davranmıyorsun?"
"Kafayı taktım sana."
Sayfa 291 - Yaman Haris Batıkan - Kainat Kızılkaya·Kitabı okudu
"sıkıldın mı benden, diye sordum. Daha şimdiden yani?"
Başını iki yana salladı, hafifçe omuzlarını kaldırdı ; aldırışsız bir hareketti ama içinde direnç saklıydı
"Zor, " dedi başını, camın ötesine çevirdi sesindeki ağırlık çözülemeyen bir düğüm gibiydi.
"Ne zor olab?" Diye bastırdım. Kelimelerim kesikti farkında olmadan geriliyordum.
"Sen saf mısın, salak mısın ben anlamıyorum. Çok zekisinde mal taklidi mi yapıyorsun?" Yaman'ın sesi biraz yükselirken gözlerim çevreyi yokladı iki masa ileride oturan çift birkaç saniyeliğine dikkat kesildi, sonra kendi sohbetlerine geri döndüler .
"Düzgün konuşsana be," dedim. İçimdeki gerilim parmak uçlarıma kadar yayıldı, sesimin sert çıkmasına sebep oldu
"Asker arkadaşın mıyım ben senin?"
Başını yavaşça çevirdi, gözkapakları ağır ağır inip kalkıyordu; yüzündeki çizgiler derinleşmişti. Bakışları daraldı, gözbebeklerinin küçüklüğünü fark ettim. "Vallahi hiçbir asker arkadaşımla bu kadar yakın değilim, kainat."
Sayfa 387 - Yaman Haris Batıkan- Kainat Kızılkaya·Kitabı okudu
"senin araban değil mi o?"Savaş'ın sesi kavganın sıcaklığı çoktan soğumuş gibi- dudaklarından neredeyse umursamaz bir rahatlıkla döküldü. Birkaç dakika önce birbirlerinin boğazına sarılmış iki adamın hala kan tadı taşıyan nefeslerinden böyle bir ton çıkması onların doğasına Uygun tek şeydi. Gözlerindeki merak dudaklarındaki alayla birleşmişti "Süren kim?"
" Benim manita" Yaman'ın sesi alçak, içinde gizlenemeyen bir gerilimle çıkarken göğüsünden derin bir nefes boşaldı; sanki içindeki öfkeyi değil, bedenindeki her kas pistin ortasına kilitlenmişti içindeki tekrar eden tek ses vardı. Benim. Benim. Benim…
Sayfa 269 - Martı Yayınları- Yaman Haris Batıkan…·Kitabı okudu