Ben göründüğüm gibi biri değilim aslında dostum.Görüntü kullandığım bir giysidir sadece,senin evhamlarından beni koruyan ve kendi ihmalkarlığımdan sakınan, kumaştan yapılmış bir giysi.
Deliliğimde hürriyetimi ve güvenimi buldum; tek başınalığın özgürlüğünü ve anlaşılmazlığın güvenliğini, çünkü bizi anlayanlar bizden bir şeyleri de tutsak edenlerdir.
Yürümek yükümüzü hafifleterek, yapma takıntısını içimizden söküp atarak çoçuklukta yaşanan o sonsuzlukla yeniden bağlantı kurmamızın yolunu açar.Geçip giden güne, parlak güneşe,ağaçların büyüklüğüne, göğün maviliğine hayran kalmak; bunları tatmak için ne tecrübeli ne de becerikli olmak gerekir.
Bunu yap, şunu görmeye git, öbürünü davet et: sosyal ilişkilerdeki baskılar, kültürel modalar, iş yoğunluğu…Her zaman bir şeyler yapmak, peki ya “olmak”? Bunu sonraya bırakırız çünkü hep daha iyisi, daha acili, daha öncelikli olanı vardır.Var olmak yarına kadar bekleyebilir.Ancak yarın da öbür günün işlerini getirir.Bitmeyen karanlık bir tünel.