“Bu konuda hayatı hafızadan daha tutarlı buluyorum. Hayatta her şey bir kere yaşanır. En büyük felaketlerimiz bir kere başımıza gelir ve hiçbiri bir öncekine benzemez. Fakat hafıza bunların her birini sayısız kez tekrarlar, her defasında gerçeği ve onun yarattığı içsel acıları yeniden üretir. Kaybettiğimiz bağları yeniden kurulabilirmiş gibi canlandırır. Ansızın çıkıp gelen bu görüntüler hatıra mı, düş mü, karar veremiyorum. Zaman ayaklarımın altından kayıp gidiyor. Gerçeklikle hayal birbirine karışıyor.”