Editör:
Didem Ünal
Tasarımcı:
Hamdi Akçay
Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 34 dk.
Sayfa Sayısı:
232
Basım Tarihi:
Nisan 2026
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786253696177
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Pero… sen neler yaşadın böyle? diye diye okudum kitabı. Çünkü bu hikâye parça parça kırılmış bir çocukluğu ve onun yıllara yayılan izlerini anlatıyor. Annesizliğin boşluğu dolmadan babasının çırağının şiddeti giriyor hayatına. Ev dediği yer güven olmaktan çıkıyor. Kuzenin taciziyle çocukluğun en savunmasız yerleri yaralanıyor. Anneanne ve babaanne evinde ise sevgi yok; sertlik, baskı ve despotluk var. Çocukluk, sığınılacak bir yer olmaktan çok dayanılacak bir yük haline geliyor. Sonra evlatlık verilme! Köklerinden koparılışın en sessiz ama en ağır hali bana göre. Pero’nun babası da aslında kendi içinde “bahtsız bedevi” gibi; savrulmuş, tutunamamış, baba olmayı becerememiş bir adam. Ama bu, yaşananların ağırlığını azaltmıyor. Sadece başka bir kırılmayı daha gösteriyor. Kitap sadece bireysel bir acıyı değil, o dönemin Türkiye’sini de arka planda taşıyor. 80’li yılların darbe sonrası atmosferi, siyasi baskılar, sokaktaki korku, gazetelerin tekdüze dili, insanların susarak yaşadığı bir dönem… Hepsi hikâyenin içine sinmiş gibi. Ülkenin gerginliği, evlerin içindeki gerginlikle birleşiyor. Ve en sarsıcı taraflardan biri de Pero’nun 10 yıl süren hapishane hayatı.O yıllar bir ceza olmaktan çok bir kabusa dönüşüyor. Zamanın durduğu, insanın kendi içine hapsolduğu, dışarıdan çok içerinin daha ağır geldiği bir karanlık gibi. Hapisten çıktıktan sonra yaptığı yolculuk ise aslında özgürlük değil; o kabusun içinden kalan parçalarla yeniden yüzleşme. @ceyranmehtap bunu abartmadan, süslemeye kaçmadan anlatıyor. Sessiz ve çok ağır bir anlatım. Bu yüzden etkisi daha uzun sürüyor. Pero… babanla yüzleşebildin mi?Unuttun mu? Hapishaneden çıkarken herşeyi diye kapattım kitabı. insanın içini en çok yakan şey bazen yaşananlar değil, söylenemeyenler oluyor. Ve Pero’nun hikâyesi tam da orada
DönüşMehtap Ceyran · Everest Yayınları · 202634 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 42. kitabı
94 yılında yasaklı gazete dağıttığı için bir gece operasyonuyla tutuklanıp 10 yıl hapis yatan Pero'nun tahliye sonrası evine dönerken geçmişiyle yüzleşme hikâyesi. Babası aileden zengin biriyken Batmanlı annesiyle tanışıp Batman'da bir tamirhane açıyor. Sonra annesi vefat ediyor, abisi ve ablası evlatlık veriliyor ve babası yeniden evleniyor. Bu nokta itibariyle, 90'lı yılların politik panoraması içinde yoğun olarak fakirlik, açlık, sınıf farklılığı, bu şartlar altında bir kız çocuğu olma ve kendini arayış meselelerini seyrediyoruz. Kitapta sorgulanan ideolojilerden daha çok toplumsal yapı. Öyle ki, kitabın üçte ikisinde Pero'nun tutuklanmasından önceki hayat şartlarını, son kısımda ise toplum içinde, aile içinde hiçbir değeri yokken tutuklandığı gece ayaklarının yere bastığını, artık bir anlam arayışının olduğunu hisseden bir genç kızın kendisini bulması ve geçmişiyle yüzleşme çabasını okuyoruz.
DönüşMehtap Ceyran · Everest Yayınları · 202634 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 52. kitabı
DÖNÜŞ - MEHTAP CEYRAN ​Merhaba, ​Ah Pero! Onunla, on yıl yattığı hapishaneden çıkıp memleketine dönmek üzere bir otogarda beklerken karşılaşıyoruz. Pero neden hapishanede, suçu ne? Kitabı okudukça tüm bunları yavaş yavaş öğreniyoruz. Tabii öğrendiklerimiz sadece bunlarla da sınırlı kalmıyor... ​Küçücük yaşta annesiz kalan bir çocuk Pero. Babası, üç kardeşini yakınlarına evlatlık vermiş; Pero ise babasıyla kalmış. Kısa bir süre sonra babası başka bir kadınla evlenmiş ancak ne yazık ki bu üvey anne Pero’yu hiç sevmemiş. Sevmemek bir yana, ona çok kötü davranmış. Babası ise karısının öz evladına yaptığı eziyetlerin ya farkına varamamış ya da fark etmek işine gelmemiş. Bu eziyet yıllarca sürmüş, üstelik babasının çırağı Faruk da bir süre sonra bu kötülüğe ortak olmuş. ​Zavallı Pero tüm bunlara neredeyse alışmış diyebiliriz ancak aile bununla da kalmayıp onu sürekli evden gönderme derdine düşmüş. Gittiği evlerde de yine eziyete ve tacize maruz kalmış Pero... Her defasında kaçıp yine babasının yanına dönmüş. Bu zor hayatta Pero için tek teselli ise komşuları Hasret olmuş. ​Aslında babanın geçmişi de pek parlak değil; o da sevgisiz bir çocukluk geçirmiş. Dayısının himayesinde, sürekli dayak ve eziyetle büyümüş. Yıllar geçip de kendi kültüründen olmayan bir kadınla evlenince ailesi tarafından dışlanmış ve karısının memleketi olan Batman’a taşınmış. Zar zor geçinseler de birbirlerine olan sevgileri bu zorluğu görünmez kılıyormuş; ta ki anne ölene kadar... ​Bir hikâyede herkes mi kötü olur arkadaş? Bu kitapta neredeyse hiç iyi insan yok. ​Sadece annenin ailesi iyi niyetliydi, yalnız onlarda da cehalet ve toplumsal baskı yüzünden Pero'ya sahip çıkacak cesaret yoktu. Neymiş; "Babası başımıza bırakıp gitti der millet!" Babaannesi tarafı zaten tam anlamıyla sinir bozucu
DönüşMehtap Ceyran · Everest Yayınları · 202634 okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2026 43. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 12:44
“Hafıza için zaman diye bir şey yok. Orada sınırlar yok, ebedi ayrılıklar yok, hayatın öte ve beri kıyısı yok. Orada ölenler ve kalanlar bir arada ve sanki her şey yeniden kurgulanıp yaşanmak için var.” Dönüş - Mehtap Ceyran On yıl sonra hapishanenin o ağır kapısı açılır ve Pero tahliye edilir ama  asıl yolculuk eve değil, kendi içine doğrudur. Dönüş yolunda hayatının muhasebesini yaparken çocukluğuna, yaralarına ve en çok da babasına döner. 1980 darbesinin gölgesinde geçen bu hikâye; yalnızca bir kadının değil, aidiyet duygusunu hiç tadamamış bir çocuğun da hikâyesidir aslında. Pero’nun en büyük becerisi içinden konuşmaktır belki de. Çünkü gittiği her yerde şiddet görmüş, aşağılanmış, istismara uğramış ve sesini duyuracak bir yer bulamamıştır. Kitap boyunca en çok şu duygu geçti içime: Bir insanın hayatında bazen bir insanın yokluğu değil, varlığı yara olur. Pero babasını özler de… affedemez de. Kızar da… vazgeçemez de. Nefretle şefkatin birbirine karıştığı o yerde yılların hesabını tutmaya çalışır. Bazı insanlar içimizde sadece derin bir çizik olarak kalırlar. Ne tamamen vardırlar ne de tamamen yokturlar. Mehtap Ceyran; baba-kız ilişkisini, travmayı, aidiyet arayışını ve yüzleşemediğimiz yaraları çok içten ve cesur bir dille anlatmış.İnsan ruhunun derinliklerine inen bu dokunaklı hikâyeye mutlaka bir şans verin. Peki Pero, yıllardır içinde taşıdığı bu hesaplaşmayı babasına söyleyebilecek mi? Yoksa bazı yüzleşmeler insanın içinde mi kalıyor?
DönüşMehtap Ceyran · Everest Yayınları · 202634 okunma
Puan vermedi·232 syf.·
2026 26. kitabı
Yıl 2004. Hapse girdiğinde 15 yaşında olan Pero, on yıl sonra tahliye edilmiştir. Babasının gırtlak kanseri olduğunu öğrenip memleketine, Batman'a, dönmek üzere çıktığı yolda ona geçmişi eşlik eder. Küçük yaşta kaybedip hiç tanımadığı annesi, evlatlık verilen abi ve ablası, onu insan yerine koymayan babasının karısı, kardeşleri, aynı avluya bakan evlerde oturan komşuları, ordan oraya savrulup bir yerlere ait olamaması, hapishanede yaşadığı ve şahit olduğu işkenceler, dillendirilmeyen özürler... Hikayenin arka fonunda ise ihtilal yıllarının gerginliği, endişeleri, korkuları yer alıyor. Pero bize 25 yılına sığdırdıklarını anlatıyor. Ve on yıl içinde ülkenin geçirdiği değişimi. Yazardan okuduğum ilk kitapta kalemine hayran kaldım. Hem hikayesi hem anlatımı o kadar akıcı ki, elimden bırakmak istemedim kitabı. Duygularını okura aktarmakta çok başarılı. Okurken aynı yıllarda çocukluğunu yaşamış biri olarak ne kadar farklı hayatlar sürmüşüz Pero ile dedim. Ki ucundan kıyısından o dönemlerde babamın görevi nedeniyle yakın yerlerde olmamıza rağmen. Kaleminiz daim olsun Mehtap Hanım. Lütfen çokça yazın ve biz hep okuyalım
Roman
DönüşMehtap Ceyran · Everest Yayınları · 202634 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Mehtap CeyranYazar · 2 kitap
1979 yılında Batman’da doğdu. Politik nedenlerle 1994 yılında tutuklanarak on yıl hapis yattı. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Adalet Bölümü’nde okudu. Halen Batman’da yaşamaktadır. Mevsim Yas, ilk romanıdır.