Seks terapisti lan Kerner, seksin üç “amacı” olduğunu söyler: üreme, ilişkilenme ve eğlenme. Toplumun kadınlar için uygun gördüğü seks, üreme amaçlı olandır. Hatta bu onun görevi sayılır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En bilinen olaylardan biri de zina yapmakla suçlanan bir kadını taşlamak için toplanan kalabalığa “Aranızda hiç günah İşlememiş olan kimse, ilk taşı o atsın,” diyerek karşı çıkmış ve kadını yargılanmayı reddetmiştir.
“Augustinus, aslında herkesin ilksel bir günahla damgalandığını, yalnızca bakire bir anneden doğmuş olması sebebiyle İsa’nın bir istisna oluşturduğu fikrini yaydı. Kilise daha sonra bu bakire annenin de bir bakireden doğmuş olduğuna karar verdi. Günahın esasen sperm yoluyla aktarıldığını savunan bu düşünceye göre de sorumluluk yine de Âdem’i baştan çıkararak (hem mecazi hem de gerçek anlamda) cennetten kovulmasına neden olan Havva’ya aitti. Böylece kadınların erkekleri baştan çıkaran varlıklar olarak görüldüğü anlayışın temelleri atılmış oldu. Bugün bile kadınlar hâlâ bunun suçluluğuyla yaşamak zorunda.”
“Yenilenemeyen az sayıda kaynaklarımızdan biri olan zamanımızı, geleceğimizi kontrol etmeye çalışarak harcamamalı ve dikkatimizi içinde yaşadığımız âna vermeliyiz.”
“Bir şeyi elde etmek üzere olduğunuz an, onun size en fazla keyif vereceği andır. O şeyi elde ettiğiniz anda, sizin için her anlamda değerini yitirir. Elli metrelik bir yat satın alan adam artık yüz metrelik bir yat ister. Business class uçuş bilet alan bir kadının dileği, bir dahakine first-class uçmaktır. Hediyelik eşya dükkânlarında pırlanta kolye kovalayan kız, bir sonraki adımda daha ihtişamlı bir şeyler arzulayacaktır. Tüketime dayalı gelişen varış yanılgısıdır (arrival fallacy) bu: Aldığınız hiçbir şey sizi tatmin etmeyinceye dek böyle devam eder.”