su su

su su
@Boss_Hera
•Su&Zen Akademi Ve Psikoloji Merkezi Kurucusu •Bireysel/Kurumsal Danışmanlık •Konuşmacı/Uzman Eğitmen •Analist/Yazar •Marka İşbirliği İçin @ircakir •@hakikatinyasalari •@suzenakademi
Analist-Yazar
Lisans
Bursa
Manisa
2 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
Allah bezm-i elestte yani ruhlar âleminde kendi varlığından ruhlarımızı var etti ve kendisini onlara gösterdi. Onu gördük, sesini işittik, kokusunu aldık. Cemali varlığımızın her bir zerresine tat verdi. Sesi ruhumuzun her bir zerresine tat verdi. Kokusu her bir zerremize tat verdi. Ve tüm ruhlar sarhoş! Rabbini görmüş olan tüm ruhlar aşktan sarhoş oldu. Neşeden, sevinçten, vecdden, aşktan ve istiğraktan yüzler ışıl ışıl... Ve Rabbini gören ruhlarımız ona âşık oldular. Tüm ruhlar o aşkın sarhoşluğundan dönmeye, semah yapmaya ve Rablerine doğru kendilerini çekmeye başladılar. Her şey dönüyor. Tüm âlem, her zerre, tüm mevcudat... Her şey aşktan dönüyor. Her şey aşk ile dönüyor. Deyim yerindeyse parçalar bütüne doğru kendilerini çekiyor. Deyim yerindeyse tüm ruhlar mıknatısa doğru iradesizce ve hızla çekilen demir tozları gibi sarhoşça kendilerini Rablerine çekiyorlar. Ruhumuz Allah’a meftun, muhtaç ve âşık... Ve Allah kendi ruhuna müştak... Arada müthiş bir aşk ve karşı konulmaz bir çekim var. Ve Rabbimiz soruyor: “Elestu Bi Rabbikum?” Ben sizin Rabbiniz değil miyim? “Belâ” diyor tüm ruhlar... “Şehidna” diyorlar. Evet diyorlar. Seni görüyoruz, şahidiz diyorlar. Sarılmak istercesine... Kavuşmak, bitişmek istercesine... Birleşip içinde yok olmak istercesine... Onda olmak, onunla olmak, o olmak istercesine... Aşkla, şevkle, iştiyakla, arzuyla ve tutkuyla... Kendisinden var ettiği ruhumuz, ruhlarımız kendisini Rabbine doğru çekiyor. Biz onun ruhuyuz, canıyız. Nefhasıyız, parçasıyız. Aşkıyız, nefesiyiz. Ve Rabbimiz, canımız, aşkımız, sahibimiz, tek varlığımız, her şeyimiz diyor ki: "Şu an beni görüyorsunuz, sesimi işitiyor, kokumu alıyorsunuz. Varlığımın tadını varlığınızda tadıyorsunuz ve bana âşıksınız. Belâ demek kolay, Evet demek kolay! Sizi aşağıların en aşağısına,
Reklam
Vücudumuz tıpkı müzik gibi farklı frekanslarda ya da tonlarda titreşen suyla dolu hücrelerden oluşmaktadır. Dalga formlarının rezonansı müzik ve ses için  “titreşim besinleri” olarak kabul edilir. Su da bedenimize ve zihnimize dalgalar halinde gerekli olan mineralleri ve bilgiler taşır. Bu dalgalar bedendeki uyumsuz hücrelere veya organlara sağlıklı bir titreşim modeli iletir, titreşimler şeklinde bilgi depolayabilir ve hücresel bilgileri taşıyabilir. Sonsuz bir Su Kaynağı düşünelim. Bu Kaynaktan fışkıran sular,kendi arasında çarpışır, karışır, köpürür, coşar, girdaplar ve şelaleler meydana getirir sonra taşkınlar, dereler, nehirler, ırmaklar olur, buhar ve yağmur olarak bütün çevreye yayılır. Su ulaştığı yerlere hayat ve bereket verir. Hayat verdiği her çeşit canlının bünyesinde yer alır. Hayat verdiği canlıyla yaşar ve yaşatır.Ancak Su eninde sonunda Hayat verdiği varlığın ölümüyle toprağa düşer, topraktan süzülerek, veya önce buhar sonra yağmur olarak, veya toprağın üstünden yada içinden yollar bularak asıl çıkışmış olduğu kaynağa geri döner. Sonra tekrar Kaynaktan çıkış başlar. Bu çıkışlar ve dönüşler durmaz. Su Ayan
Düşünülen her şey vardır. Var vardır. Yok yoktur. Yok olsaydı, ne varlık olurdu ve ne de biz olurduk, ne dünya, ne kainat, ne düşünen, ne düşünülen, ne konuşan, ne de konuşulan. Yoktan, var olmaz ve var yok olmaz. Var bir bütündür, bölünse, parçalansa bile vardır. Her nesne, tek tek noktalardan meydana gelmiştir. Deniz binlerce su damlalarından, madde binlerce atomdan, insan binlerce hücrelerden meydana gelmiştir. Zerrelere ayrılsa bile, teker teker hep birer noktadır. Evrenin başlangıcı ve birlik noktası insandır. Sonsuz varlıkların ayetleri ve kıblesi de her an için insandır. Bunun en güzel ifadesi şudur: “Var vardır, yok yoktur”. Lâ İlâhe İllallah’tan maksat da budur. Lâ, yok’u, illa varı isbat eder. La ilahe” kelimesi, inkâr değil, tasdik mahiyetindedir. İlk de O vardır, sonda O vardır. Var ezeli ve ebedidir. Öyleyse var eşsiz birdir. Mutlaktır ve sonsuzdur. Kâinatın,cebir boyutunu okuyan, var oluşun sırlarını ve var edeni anlayacaktır. İşte,her varlık “Vâhid” boyutundan gelen birliği gösteren bir açılımdır. Allah vâhiddir, her varlıkta tekliğini gösterir. Allah’ın vâhid olduğunu anlamanın yolu, Tevhîd şuurudur. Tevhîd başlangıcı temsil eder. “Ahad” ikincisi olmayan “Bir” sadece Allah’a mahsustur. “Vahid” sayıların ilkidir. Sayıların tamamıyla aynı kümededir. “Ahad” ise başlı başına ayrı bir kümedir. Bu kümede diğer sayılara yer yoktur. Yalnızca “Bir” vardır.Kısacası insan tevhidin anlam ve sırrından ibarettir. Su Ayan
Kuantum dünyası: Tanrısallığa açılan boyut. Görünmeyen alemin, görünen aleme etkileri. Parça, bütünün bilgisini taşımakta. Her parçada “Bütünlük Prensibi”. Evren, ilahi düşünce ürünüdür. İlk rezonans, ses titreşimi ile Ol kelimesi ile başlar. Kısaca, ilk yaratım, bir düşünce rezonansıdır. Herşeyden önce, herşeyin üstünde sadece Söz vardır. Her şey bir enerji. Düşünce bir enerji. Madde bir enerji. Enerji, hem titrer hem salınır. Evren, titreşen salınan enerji bütünü. Kuantum Fiziği Kuramı der ki "Bir insanın atomu ile bir taşın atomu aynıdır. Aynı yaştadır. Tek bir atom parçacığı bile, evren varolduğundan bu yana, eksilmemiştir. Sadece dönüşmüştür." Bu yüzden ölüm yoktur. dönüşüm vardır. Bir organizmayı meydana getirecek atomlar bir araya gelir, bütünsel bir yapı oluşur. Ve o yapı dağılır, başka bir şekle bürünür. Bunun adı ölüm değil, dönüşümdür. Hiçbir şey yok olmaz, sadece dönüşür. Gerçek, çok uzaklarda, çok zor olanlarda, ulaşılmaz dağların zirvelerinde değil, en basit görünen cümlelerde, hiç beklenmedik bir yerde, her zaman karşımızda ve tam yanıbaşımızda. Biz onu görebildiğimiz, farkedebildiğimiz zamana kadar orada olacaktır. Su Ayan
Zihinlere yerleşmiş,yanlış algılardan kurtulup kendi yolculuğuna çıkıp Yaradanı keşfetmemin zamanı gelmedi mi? İlk Yaradılıştan bu zamana kadar insanoğlu Yaratıcı hakkında hep bişeyler söyledi. Peki Yaratıcının varlığına nasıl inanırız. .Bu nedenle,Yarayıcı insana; İnsan benim sırrımdır:Ben de insanın sırrıyım” buyurmuş, Hazret-i Peygamberimiz“şöyle buyurmuştur; "Kendini bilen, Rabbini bilir”demiş. Yüce Yaratıcı Kuran-ı Kerim’de Gerçekten biz,her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık” (Kamer Sûresi, 49. âyet) buyurmaktadır. Yaradılan herseyi kucaklayarak,zıtlıklardan arınıp sadece sevgi ile gerçek Yaratıcı’yı keşfedin.Yaratıcının öğretilerini doğru şekilde anlayıp, uygulamak yolculuğumuzda gösterebileceğimiz en güzel eylem olacaktır. Su Ayan
Reklam