Almıla’nın dileği bu kez bir oğlan vermekti erine. Hun töresi gereği karnı hiç boş kalmayacak, çoğalmak zorunda olan budunun buyruğunda hep çift canlı gezecekti.
Sert bakışları, güzel gözlerine hiç yakışmıyordu. Sanki sertlik zorlamasındaydı. Güzel kızlar neden sert bakarlardı ki? Tanrı onlara öylesine güzel gözler vermişken...
Biz Gök’ün erleri, timimiz şen ve mutlu... Asıl ait olduğumuz yere gidiyoruz. Acunun yalancı tutkularından uzak... Savaşarak kazandığımız kutsallığı yaşamaya. Bizden sonrakilere öğüdümüz olsun. Yurt, bayrak, budun söz konusu olunca, sakınmayın canınızı. Can ne ki, yüce değerlerin yanında... Zaten borcumuzdur Tanrı’ya!