İslam peygamberi Hazreti Muhammed bir hadisinde şöyle buyurdu.
“ Çocuklarınıza güzel adlar veriniz.”
Her seslenişte anlamı ile yâd edilir ad. O adı yükler kişioğlunun omuzlarına. Ad, ruha seslenmenin yoludur. Öyleyse ad seslemenin değerini bilmek gerek. Hele ki âlemlere rahmet olan adı güzel Muhammed buyurduysa...
“Bir tercih yapmayacağım. Hem Tanrı Dağları’nı hem Hira Dağı’nı sevecek, özleyeceğim. Onlarla bütünleşeceğim.”
Tanrı Dağları kadar Türk...
Hira Dağı kadar Müslüman...
Çözüm buydu. Çözüm hem Türk kalmak, hem Müslüman olmaktı.
“Hey gidinin koca Belek’i, kendi sevdan için böyle, ‘kapılarda bekle, soğuktan it gibi titre’ deseler hem sevdadan vazgeçerdin hem de sevdiğinden. İş yoldaşlığa gelince böyle beklersin işte.”