O, yine "Ol" dedi... "Yeşer, tazelen, her şeye rağmen diril!... Ve her şeye rağmen umutlu ol!" Kuru dallar hayat buldu. Kupkuru dallar üzerinde, umut ve hayat dolu, minicik tomurcuklar belirdi. Ölü dallar, artık hayat izleri taşıyor. Ilıdı her yer. Ilık ve hoş rüzgar esti. Uykuya dalan, hatta öldü sandığımız her şey dirildi. Ağaçlar, çimenler, güneş kendine geldi. Bir işaretti bu. İnsanlara bir uyarı: - Siz de dirilin! Siz de uyanın! Siz de doğun her bahar yeniden! Umutlarınız, sevgileriniz, hatta kederlerinizle beraber, hayata dönün. Karamsar ve küskün yanınızı bir yana bırakıp, artık sevda, barış ve hayat dolu tarafınızla dönün dünyaya! Siz, dostlarınızı hatırlayın. Sevdiklerinizi, hatta sevmediklerinizi anın gülümseyerek... Sonra, uzun zamandır aramadığınız, uzunca bir süredir ihmal ettiğiniz birini arayın hadi! Hadi durmayın! Vaktim yok, işim çok demeyin. Kalkın, telefona yaklaşın. Hadi arayın! Eşinizi arayın meselâ. Daha sabah ayrıldınız belki ama olsun. Arayın eşinizi. Baharla beraber sevginizin ve ümitlerinizin de dirildiğini haber verin ona. Bir gün, telefon ederek sevindireceğiniz bir eşiniz olmayabilir. Geç olmadan arayın. Kaybetmeden önce bilin kıymetini ne olur... Annenizi arayın. Ona, ne de çok sevdiğinizi ve nasıl da özlediğinizi söyleyin. Yakınınızdaysa eğer, bir öpücükle ödüllendirin. Onlar, bir öpücükle bile mutlu olmayı, en iyi bilenlerdir. Babanızı arayın veya! Ona yıllarca sırf sizi doyurmak ve okutmak adına çektiği sıkıntılar için, minnettar olduğunuzu söyleyin. Mutlu olur, onur duyar... Ve o koskoca babanın gözleri, sevinç gözyaşlarıyla dolar... Çok eski bir arkadaşınızı da arayabilirsiniz. Yıllardır görüşmediğiniz, yıllardır sesini duymadığınız bir arkadaşınızı arayın. Şaşırtın onu ve mutlu edin ne olur! Bahar, doğayı şenlendirdiği gibi, yüreklerinizi de şenlendirsin. Buna izin verin. Hâlâ oturuyor musunuz yoksa? Hâlâ işiniz bitmedi mi? Her zaman olduğu gibi, yine işleri bahane ederek, erteleyecek misiniz yoksa, sevgi dolu sözler söylemeyi? Hiç yakışmadı size, hiç!... Oysa sevdiğini söylemek ve şükür secdelerine kapanmak için, ne de çok sebep vardı! Oysa mutluluk, umut ve sevgi, sizi bekliyordu doğmak için! Gözyaşınızı, kederinizi, hasretinizi diriltin. Kardeş için çektiğiniz acıyı diriltin. Ve umudu hiç bitirmeyin ne olur!...
Reklam
135 syf.
·
10/10 puan
Sevda kuşun kanadında, ürkütürsen tutamazsın.
Cem Karaca Anadolu Rock müziğinin en tanınmış isimlerinden birisidir. Kendisinin büyük bir hayranı olduğumdan mütevellit bu kitap dikkatimi çekti. Kitapta Cem Karaca'nın hayatı bir roman gibi yazılmış. Kendisinin gençlik yıllarındaki müziğe başlaması ardından gelen başarılı parçalar çıkardığı yıllar. Sonrasında 80 darbesi sonrası yurtdışındaki müzik kariyeri ve sonrasında Türkiye'ye dönüp vefat etmesine kadar olan hayatı. Ayrıca kitapta dünyada ve Türkiye'de rock'ın tarihine değinilmiştir. Moğollar, Kardaşlar, Barış Manço, Cahit Berkay, Uğur Dikmen gibi önemli isimlere de ufaktan yer verilmiştir.
Belki Gerçek Yapmaya
Belki Gerçek Yapmaya
Mehmet Atilla Güler
Mehmet Atilla Güler
Belki Gerçek Yapmaya
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Reklam
84 syf.
·
Puan vermedi
Erbaş yaptın gene yapacağını...
Sessizce yaşıyoruz, yaşamadığımızı farkettiren sevgi yüklü kitap. Şükrü Erbaş’ın Hatice hanıma yazdığı zarif, şevkat dolu satırlar. Kelimenin gücü, kelimeleri kullanma ustalığı. “Ölümü bırakıp odalarımıza Uzun yanlışımızı düzelttin sonunda: Tanrı yalnızlığı senden yaratmış” diye sesleniyor kaybediş üzerine. “Ömür Hanım Seni çok özledim, çok Ben gelene kadar çürüme ne olur” ile umudunu bırakıyor şiire. Tasviri mümkün olmayan derin bir iz bıraktı bende. Ölüm üzerine, sevda üzerine, aşk, yalnızlık, hasret, acı, ayrılık, kavuşmak üzerine başka alemlere götüren ifadelerimin duygularımı anlatmaya yetmediği bir kitap…
Yaşıyoruz Sessizce
Yaşıyoruz Sessizce
yildiz
8.9/10 · 8,5bin okunma
alinti_ekle-2
Okuyacaklarıma Ekle
Reklam
10bin öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.