Puan vermedi
Bazen bir hikaye sadece geçmişte kalmış bir aşkı anlatmaz.İnsanın yıllarca kurduğu hayatın içinde kendisini ne zaman kaybettiğini fark edemeyişini anlatır. Kılıf - Emel Şimşir Masal dışarıdan bakıldığında birçok kişinin sahip olmak isteyeceği bir hayata sahip. Başarılı bir seramik sanatçısı.Düzenli bir yaşamı ve yıllardır yanında olan bir eşi var. Ancak zamanla anlıyoruz ki sahip olduğu her şey onun gerçekten mutlu olduğu anlamına gelmiyor. Yıllar sonra karşısına çıkan bazı olaylar ve geçmişinden gelen insanlar Masal'ın uzun zamandır görmezden geldiği duygularla yeniden yüzleşmesine neden oluyor. Bir yandan çocukluğundan taşıdığı yüklerle mücadele ederken bir yandan da bugüne kadar verdiği kararları sorgulamaya başlıyor. Masal'ın hikayesinde en çok dikkatimi çeken şey geçmişin insanlar üzerindeki etkisiydi. Çünkü bazen üzerinden yıllar geçse bile bazı duygular olduğu yerde kalıyor.Siz yolunuza devam ettiğinizi sanırken onlar sessizce sizi beklemeye devam ediyor. Hazırsanız... Geçmiş pişmanlıklar ve yeniden başlama cesaretiyle örülmüş bu hikayeye yaklaşabiliriz... Çünkü bazen insanın değiştirmesi gereken ilk şey hayatı değil o hayatın içinde susturduğu kendisidir.
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 20267 okunma
Ölümden Güçlü Bir Sevda
9/10
·133 syf.··
2026 2. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 10:50
Eseri okurken, aşkın ne kadar güçlü bir duygu olduğunu görürken aynı zamanda düşünmeden verilen kararların ve iletişimsizliğin nelere mal olabileceğini de fark ediyoruz. Shakespeare’in yüzyıllar önce kaleme aldığı bu hikâye, insan doğasına dair anlattıklarıyla bugün bile güncelliğini koruyor. Her ne kadar sonunu bilerek başlamış olsam da karakterlerin yaşadığı çaresizlik beni derinden etkiledi. Özellikle Juliet’in cesareti ve sevdiği insan uğruna verdiği mücadele, eserin en çarpıcı yönlerinden biriydi. Aşkın, nefretin ve kaderin iç içe geçtiği bu klasik; yalnızca romantik bir hikâye arayanlara değil, insan ilişkileri üzerine düşünmek isteyen herkese tavsiye edebileceğim bir eser. Bazı kitaplar okunur ve unutulur, bazıları ise yüzyıllar boyunca konuşulmaya devam eder. Romeo ve Juliet kesinlikle ikinci gruba giriyor. “Çünkü hiçbir öykü, Juliet ile Romeo’nunkinden daha acıklı değildir.” Bu cümle, kitabın bıraktığı etkiyi tek başına özetlemeye yetiyor.
Alıntı
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,7bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sevdiklerinizle son bir yolculuk serüveni..
10/10
·200 syf.··
2026 5. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 23:38
Sevdiğinin öleceğini bile bile bindiğin o tren.. Yarım kalan aşklar, babasını son kez gören evlat.... Sevdiklerinizi son kez görürcesine sarılın, onlarla hoş sohbetler edin, yeni almış olduğunuz bir kıyafetiniz varsa onu hemen giyin hayat bu nerede son bulacağı belli olmayan bir belirsizlik. Sevdiklerinize zaman ayırın görmezden gelmeyin onları , o an meşgul iseniz çok bekletmeden dönüş sağlayın. Sonra söylerim diye hiçbir şeyi ertelemeyin.. Sanırım bende böyle bir kazada sevdiğimi kaybetmiş olsam makinistin karısı gibi yapıp inmek istemezdim onunla ölmek isterdim. Kesinlikle okuyun bu kitabı kesinlikle..
Dünyanın Son Tren İstasyonuTakeshi Murase · Olimpos Yayınları · 202630 okunma
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:07
•Bu kitaba biraz korkarak başladım sanırım… Çünkü bazı hikâyeler daha ilk sayfadan insanın içine yerleşeceğini hissettiriyor. Ama bir baktım, sayfalar akıp gitmiş; ben ise Midyat’ın taş sokaklarında, yıllardır dinmeyen kırgınlıkların, susulmuş cümlelerin ve yarım kalmış sevdaların arasında kaybolmuşum… •Firuze benim için sadece bir aşk hikâyesi olmadı. İçinde aile, ihanet, kader, sırlar, geçmişin yükü ve insanın kendi kalbiyle verdiği savaş vardı. Ama en çok da ayakta kalmanın hikâyesiydi. •Firuze… Seni okurken en çok etkilendiğim şey güçlü görünmen değildi aslında. Çünkü güçlü karakter çok okuyoruz. Ama senin kırılarak güçlü kalman başka bir şeydi. Omuzlarına yüklenen onca şeye rağmen yürümeye devam etmen, bazen yanlış kararlar vermen, bazen yorulman ama yine de yeniden ayağa kalkman… Bunu çok sevdim. İnsan bazı karakterleri kusursuz oldukları için değil, gerçek hissettirdikleri için unutamıyor. Firuze de benim için öyleydi. Bazı yerlerde durup “Biraz da kendini seç…” demek istedim. Çünkü ailesi için verdiği mücadele, her şeyi kendi içinde taşıması ve buna rağmen dimdik durmaya çalışması gerçekten etkileyiciydi. Yıkılsa bile yeniden ayağa kalkması, duygularını bastırırken bile yoluna devam etmesi beni çok etkiledi. •Ve şimdi gelelim benim asıl zayıf noktama… Ezra Saruhan. Ben bu adama biraz fazla düştüm galiba… Çünkü Ezra öyle büyük sözlerle değil, sevmeyi yaşayış biçimiyle etkiliyor. Onun sevgisi bağırmıyor; bekliyor, taşıyor, susuyor ama hiç eksilmiyor. Bir insanın birini yıllarca aynı yerden, aynı içtenlikle sevebilmesi beni gerçekten mahvetti. Her sahnesinde “Tamam, artık daha fazla sevemem.” dedim; sonra "iki gözüm" dedi ve yine bittim. •Ezra’nın Firuze’ye bakışında öyle sakin ama derin bir sevda vardı ki… Bazı karakterler vardır; sadece sevmez, sevdiği
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202642 okunma
Bye Bye Türkçe
Puan vermedi·434 syf.··
2026 4. kitabı
Oktay Sinanoğlu’nun Bye Bye Türkçe kitabı, benim için yalnızca bir dil savunusu değil, aynı zamanda bir kimlik ve adalet çağrısıdır. Kitabı okurken, Türkçenin yavaş yavaş yabancı kelimelerle kuşatılıp kendi özünden uzaklaştırılmasına karşı duyulan derin bir kaygıyı hissediyorsunuz. Fakat bu kaygının içinde karamsarlık değil, tam tersine güçlü bir umut var: Türkçeyi yeniden saflaştırmak, genç kuşaklara dilin güzelliğini ve gücünü hatırlatmak. Sinanoğlu’nun kalemi, bir bilim insanının titizliğiyle dilin kaybolma sürecini örneklerle açıklarken, aynı zamanda bir gönül insanının coşkusuyla Türkçeye sahip çıkma çağrısı yapıyor. Benim için bu kitap, dilin korunmasının bir adalet meselesi olduğunu hatırlatıyor. Çünkü dilini kaybeden toplum, kendi kimliğini ve haklarını da kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. “Bye Bye Türkçe” başlığı, bir dilin vedası gibi sarsıcı bir metaforla okuyucuyu düşündürüyor; fakat satır aralarında dilin yeniden dirilişine dair ışık saçan bir düş incisi gizleniyor. Sinanoğlu, Türkçeyi yalnızca bir iletişim aracı olarak değil, kültürler arasında köprü kuran bir değer olarak görüyor. Bu bakış açısı, bana dilin evrensel bir ışık taşıyıcısı olduğunu hissettirdi. Kitabı bitirdiğimde zihnimde kalan en güçlü duygu, Türkçeyi korumanın bir görev değil, bir sevda olduğuydu. Sinanoğlu’nun çağrısı, bana kendi yazarlık yolculuğumda da dilin adaletle, kimlikle ve inançla nasıl iç içe olduğunu hatırlattı. Bye Bye Türkçe, sıradan bir dil savunusu değil; geleceğe dair bir vizyon, bir kimlik manifestosu ve aynı zamanda bir umut kitabı. Bu yüzden benim için eşsiz bir eser olarak kalıyor. 1000Kitap ALİ YARDİBİ Bye Bye Türkçe Oktay Sinanoğlu
Düşünce
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Alfa Yayınları · 20105,7bin okunma
10/10
·248 syf.··
2026 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 20:15
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın mizahi ve eleştirel üslubunu yansıtan eğlenceli bir romandı. Çapkınlığıyla tanınan Şadan Bey’in evliliği, aldatma girişimleri ve bunların beklenmedik sonuçları üzerinden insan ilişkileri, ikiyüzlülük ve toplumsal ahlak konusunu sorgulatıyor. Dili akıcı,samimi ve çok keyif alarak okudum. Duygusal yönü güçlü bir kitaptı. Karakterlerin duygularını derinden hissettim ve karakterlere hemen alıştım. İnsan ilişkilerine ve kalbin karmaşıklığına dair güzel noktalar verilmiş. Keyifle okunabilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda ÖğütürHüseyin Rahmi Gürpınar · Kapra Yayıncılık · 20205,6bin okunma