Ene Gül
10/10
·102 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 22:24
Ene Gül, Gül ile Bülbül metaforunu temel alarak, aşkı yalnızca bir duygu değil, varoluşsal bir yolculuk, içsel bir yanış ve ruhsal bir arayış olarak ele alan yoğun bir şiir kitabıdır. Kitap boyunca Gül, ulaşılması zor sevgiliyi, ilahi güzelliği ve insanın içindeki eksikliği temsil ederken, Bülbül bu güzelliğe yönelen, onu arayan ve onun uğruna yanan aşığı temsil eder. Bu iki figür arasındaki ilişki, aslında insanın kendi iç dünyasında yaşadığı kavuşma isteği ile ayrılık gerilimini yazarımız şiirsel olarak anlatmaktadır. Eserde aşk, sıradan bir romantik bağ olmaktan çıkarak kader, dua, sınav, sabır ve teslimiyet kavramlarıyla iç içe geçer. Şiirlerde sıkça görülen tasavvufi izler, metne derinlik kazandırırken, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi klasik aşk anlatılarına yapılan göndermeler, eserin evrensel bir aşk geleneğiyle bağ kurmasını sağlar. Ene Gül, yalnızca bir sevda hikayesi değil, aynı zamanda insanın yalnızlığı, eksikliği ve anlam arayışı üzerine yazılmış bir iç monolog niteliği taşır. Şairin dili yer yer kırılgan, yer yer isyankar, yer yer ise teslimiyet doludur. Bu çok katmanlı anlatım, duygusal olduğu kadar düşünsel bir yolculuğa da davet ediyor. Yoğun imgeler ve sembollerle örülü yapısıyla kolay okunur bir eser değil. Aksine, her şiirin üzerinde durulması, hissedilmesi ve tekrar okunması gerekiyor Aşkın hem yıkıcı hem de dönüştürücü yönü, kitabın temel duygusal eksenini oluşturuyor. Ene Gül, bir sevdanın hikayesinden çok, sevmenin insanı nasıl dönüştürdüğünü anlatan şiirsel bir deneyim sunuyor. Herkesin okumasını gönülden tavsiye ederim.
1000Kitap
EnegülEnes Hanpa · Dorlion Yayınları · 20203 okunma
7/10
·192 syf.··
2026 13. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 18:56
Uyanan Güzel kitabını okudum bitti. Yazarın ilk tanıştığım kitabıydı. Vahide menopoz dönemlerinde olan bir kadın. Babası Azim Bey yatalak hasta ona bakıyor. Babasıyla arası çok kötü. Sevgilisi Sedat’ın siyasi olaylara karışması babasının onu ihbar etmesi,onun ölümüne neden olduğu düşüncesiyle babasından nefret ediyor. Küçüklüğünü babası tarafından hep ezilerek geçirmiş resim yapması engellenmiş. Deniz, Vahide’nin yeğeni. Sevgilisi Arda’yla ayrılmış genç bir kız. Leman Deniz’in annesi Vahide’nin kız kardeşi kötü bir şekilde bir şeylerden kaçarken ölmüş ancak nasıl öldüğü ile ilgili ayrıntılı bilgi yok. Memo Deniz’in babası hayatta değil. Vahide, sokak sanatçısı akordion çalan, Bosna savaşında bir ayağını kaybeden Adrian’a aşık oluyor. Geçmişte yaşayamadığı ertelediği şeyleri yaşıyor. Ancak Adrian memleketine dönüyor. Güzel geçirdiği günler kısa sürüyor. Kitap sonunda Vahide, kendini bulmuş gibi anlatılıyor ancak Adrian’ın gelme umuduyla hala. Kitabın adına bakıldığında güzelin uyanması için daha farklı bir son beklerdim açıkçası. Evet gençliğinde babasının istemediği resim yapma işine yeniden başladı dışarı çıkmaya başladı ama eksik bir şeyler var gibiydi. Kitap gri şehirde geçiyor. Gri şehir dediği İstanbul ancak İstanbul’un adı hiç geçmiyor. İsimler geçmiyor ama olayların Beyoğlu çevresinde geçtiği hissediliyor, ağaç kesme olayları yüzünden insanların sokağa dökülmesi gibi siyasi olaylara da yer veriyor. Bunun dışında gri şehirde yaşanan ileri derece felaketler iklim krizleri insanların bir yerlerde mahsur kalmasına neden olacak seviyeye gelmiş durumda. Şehirdeki deprem sorununa da vurgulama yapılmış. İlerideki İstanbul sorunlarını düşündürüyor. Gri şehirle ilgili anlatılanların olduğu kısımlar şiirseldi masalsı dil çok hoşuma gitti. O bölümler hiç bitmesin
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 2026197 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·184 syf.··
2026 109. kitabı
Anadolu’nun bağrından kopan o hırçın, gururlu ve bir o kadar da sevdalı sesin en somut, en dirençli hali. Ahmed Arif, memleket hasretini ve imkansız bir aşkın ıstırabını kelimelere öyle nakşetmiş ki, her dizede prangaların paslı kokusunu ve özgürlüğün o keskin tadını alıyorsunuz.
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748bin okunma
7/10
·152 syf.··
2026 12. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 02:12
Güzide Sabri den okuduğum ilk Roman. Tavsiye etmekle başlıyorum işe geçmişte yazılan,akıcı,sanki Türk filmi izliyormuşçasına kitap okumayı sevenler için. Duygu yansıtmalarına bayıldım. Kara sevda oluşuna da ama evli bir adama aşık olan gencecik bir kız okumayı hiç sevmedim.Evet duygu yüklü bir anlatımdı ama içsellestiremedim.Fikret olmayacak seyin farkındaydı güzel bir hayatı da olabilirdi ama yazar bu şekilde yazmayı tercih etmiş. Fikret gibi ögrencilerim olur diye de korkuyorum ,geçmişte kaleme alınan seyler suan gündüz kuşağı programlarında cok cesurca gösteriliyor. Maalesef.
Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı MetrukesiGüzide Sabri Aygün · Can Yayınları · 20214,007 okunma
5/10
Puan vermedi·176 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:27
İstanbul halkının "Halley Yıldızı" felaketi korkusuyla başlayan hikaye, izdivaça kadar gidiyor. Halkın ahlaki anlayışına, kadınlara nasıl bakıldığına, batıl inançlara ve türlü cahilliklere mizahi bir şekilde yaklaşılıyor. Karakterlerin kendilerine biçilen kalıplara uygun, ustaca konuşmasını çok beğendim. Fakat akıcılık konusunda pek yeterli bulamadım. Hele mektuplaşma fasları epey sıktı. Bazı kısımları sadece okumak için okudum. Belki de bu, süslü abartılarla boğulu, kara sevda dedirtecek türden konuların ilgimi çekmemesinden kaynaklanıyor. Sonuçta öznel bir durum bu.
Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · İskele Yayıncılık · 201625,6bin okunma
9/10
·256 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Bu kitap, tanıştığım ilk Şükrü Erbaş kitabı oldu ve iyi ki onun kalemiyle tanışmışım dedirtti. İnsanın Acısını İnsan Alır, sadece okunan değil, hissedilen kitaplardan biri. Yazarın dili oldukça sade olmasına rağmen cümlelerinin bıraktığı etki çok derin. Bazı satırların altını çizerken kendimi buldum, bazılarını ise uzun uzun düşündüm. Kitap boyunca insan olmanın, yalnızlığın, sevmenin, kaybetmenin ve yaşamanın ağırlığına dair birçok duyguya rastladım. Özellikle insan ilişkilerine ve hayata dair yaptığı gözlemler bana oldukça samimi geldi. Sanki karşınızda size hayatı anlatan, yaşanmışlıklarıyla yol gösteren biri varmış gibi hissettiriyor. Şükrü Erbaş'ın kalemi yer yer hüzünlü ama aynı zamanda umut veren bir tonda ilerliyor. Kitabı okurken birçok cümlenin uzun süre zihnimde kaldığını fark ettim. İlk kez okuduğum bir yazar olmasına rağmen bana oldukça yakın hissettiren bir anlatımı vardı. Benim için eksik kalan birkaç küçük nokta olsa da kitabın genel atmosferi, duygu yoğunluğu ve düşündüren yapısı sayesinde 9/10 verdiğim bir okuma oldu. Şükrü Erbaş'ın diğer kitaplarını da merak etmeme neden olan, kalbi olan bir kitaptı. "Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanın içine yerleşir. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı."
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201814bin okunma