Tanrı bilir, gözümle sevmiyorum ben seni:
Çünkü sana baktıkça gözüm bin kusur bulur.
Ama yüreğim sever gözün sevmediğini,
Görünüşe aldanmaz, sevgiye teslim olur.
“Gelecekte daima, özsaygının başkalarına duyulan saygıya biteviye bağlı olacağı bir hâlin sürdürülmesi gerekmesi şöyle dursun, bilakis, başkalarına duyulan saygı sonunda öyle büyük bir haz kaynağı haline gelecektir ki dosdoğru egoist doyumlardan elde edilen hazzı aşacaktır… İşte o zaman nihayet egoizm ile özgeciliğin uzlaşarak birbirine karıştığı bir vaziyet hâsıl olacaktır.”
Üstad "Şefkat aşktan keskindir." diyor. Aşk parlayıp sönen bir alev gibidir. Ama şefkatle dolu bir sevda, kor ateş gibidir. Bir hevesle geçmez, kalıcıdır, iz bırakıcıdır."
Vedia'yı masum kalbimden umulmaz bir şekilde sevmeğe başlamıştım. Bir rüya içinde gibi uyuşuk ve ihtiyatsız yaşıyordum. Gözümde hiç bir şeyin ehemmiyeti kalmamıştı. Dünya, bu masal aşkının etrafında beyhude bir çerçeveden ibaretti. Günler bu sevda içinde doğup batıyor, mevsimler onun için değişiyordu..