Günde Bir Doz Kedi benim için tam anlamıyla iç ısıtan bir kitaptı. Bazı kitaplar olay örgüsüyle etkiler, bazılarıysa hissettirdikleriyle; bu kitap kesinlikle ikinci grupta. Sayfaları okurken sanki yorgun bir günün sonunda pencere kenarında oturup bir kediyi izliyormuşum gibi huzurlu hissettim. Özellikle kedilerin insan hayatındaki küçük ama iyileştirici etkisini anlatış biçimi çok samimi ve doğal geldi.
Kitabın en sevdiğim yanı, abartıya kaçmadan insanın içine dokunabilmesi oldu. Her bölümde biraz durup düşünme hissi yaşadım. Bazen yalnızlık, bazen sakinlik, bazen de hayatın karmaşası içinde küçücük mutlulukların ne kadar önemli olduğunu hatırlattı bana. Kediler burada sadece bir hayvan değil; adeta insanların duygularını anlayan sessiz dostlar gibiydi.
Ayrıca anlatım dili çok akıcıydı. Bir oturuşta onlarca sayfa okuyabiliyorsun ama bittikten sonra da etkisi devam ediyor. Özellikle kedi seven biriysen kitabın atmosferine kapılmamak imkânsız. Bana göre tam bir “iyi hissettiren kitap”tı. Hüzünlü yerleri bile insanın içine ağır değil, yumuşak bir şekilde işliyor.
Ben bu kitabı okurken kendimi sakinleşmiş ve mutlu hissettim. Bitirdiğimde de geriye tatlı, sıcak bir his bıraktı. Uzun süre unutacağımı sanmıyorum.