Dreamofthebook

Dreamofthebook
@andzeynep
Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.. ༄˖°..ೃ࿔*:・
Coğrafya Öğretmeni
Lisans
21 Temmuz
143 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
Bir Kitabı Okumak mı, Yaşamak mı?
Bir kitabı okumak bazen yalnızca kelimelere göz gezdirmek değildir; bazen bir hayatın içine doğru yürümektir. Sayfalar çevrildikçe, dünya yavaşça kaybolur. Masanın üzerindeki fincan soğur, pencerenin dışındaki kuş sesi uzaklaşır ve bir bakmışsın, bambaşka bir dünyanın içinde nefes alıyorsun. O noktada okuyan kim, yaşayan kim, hangisi gerçek, hangisi hayal, birbirine karışır. Belki de biz, kitapları okumuyoruz. Onlar bizi okuyor. İçimizde unuttuğumuz korkuları, bastırdığımız arzuları, söyleyemediğimiz cümleleri bulup çıkarıyorlar. Bir karakterin hüznü bize dokunuyorsa, o hüznün bir benzeri içimizde sessizce beklediği içindir. Bir cümlede kendimizi buluyorsak, belki de o cümleyi yıllar önce yaşadık, sadece adını koyamadık. Bazı kitaplar vardır, kapağını kapattığında bile bitmez. Gecenin sessiz bir anında, o kitabın kokusu gibi, o dünyanın havası gibi bir şey gelir burnuna. Bir karakterin söylediği bir söz, bir bakışı, bir sahnesi zihninde dönüp durur. Artık yalnızca senin değildir o hikâye; sen de onun bir parçasısındır. Belki orada yürüyorsun — belki o kasabada, o yağmurlu sokakta, o sessiz odada — kim bilir? Bir kitabın içinde yaşamak, aslında kendini biraz olsun unutmaktır. Dünyanın yükünü, kendi adını, kendi geçmişini bir kenara bırakıp, başka birinin gözlerinden bakmaktır hayata. Ama o başka biri, çoğu zaman bizden çok da uzak değildir. Belki biz, o karakterin başka bir zaman dilimindeki hâliyizdir. Kitaplar, hayatlarımızın yankısıdır belki de — farklı kelimelerle söylenmiş aynı hikâye. Gerçek nedir peki? Bir romanın satırları mı, yoksa onları okurken hissettiklerimiz mi? Gerçeklik sadece dokunabildiğimiz şeylerden mi ibarettir, yoksa zihnimizde yaşadıklarımız da aynı ölçüde gerçeğe dâhil midir? Belki de “gerçek” dediğimiz şey, bizi en çok etkileyendir. O halde
Reklam
Bazen bu çağa ait değilmişiz gibi hissederiz. Herkesin hiç ama hiç durmadan tekrar ettiği şeyler, birbirinden farksız hayaller… şöyle bir an duraksayınca herkes delirmiş gibi gelir, belki de biz de delirmişizdir. Schlesser, “ etrafımızdaki insanlar her şeyi tek seferde tüketmek istiyorlar ve borclarini nasıl yöneteceklerini bilmeden kendilerini kaybediyorlar” der.. Hayatımız bize ait olmalı. Her şey de olmayıverir bazen ama yaşadıklarımız bize ait olmalı hayallerimiz, yaşadıklarımız!
İnsan ve Hayat
Ayrılık Sevdaya Dahil
sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için varız ikimiz sanmıştık ki tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatça sığarız hiç yanılmamışız her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi tuz parça kırılsak da hâlâ içimizde o yanardağ ağzı hâlâ kıpkızıl gülümseyen -sanki ateşten bir tebessüm- zehir zemberek aşkımız
1000Kitap
Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç Sana diyeceklerim söylemekle bitmez. Yıllardır yaşamımdan çaldığım zamanlar Adına düğümlendi. Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç, Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu evler, bu sokaklar, bu meydanlar İkimize yetmez. Tentation, Özdemir Asaf
Gün Batımı
Reklam