Dreamofthebook

Dreamofthebook
@andzeynep
Ben yanmasam, sen yanmasan, biz yanmasak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.. ༄˖°..ೃ࿔*:・
Coğrafya Öğretmeni
Lisans
21 Temmuz
143 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı
9/10
·256 syf.··
2026 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2026 00:00
Bu kitap, tanıştığım ilk Şükrü Erbaş kitabı oldu ve iyi ki onun kalemiyle tanışmışım dedirtti. İnsanın Acısını İnsan Alır, sadece okunan değil, hissedilen kitaplardan biri. Yazarın dili oldukça sade olmasına rağmen cümlelerinin bıraktığı etki çok derin. Bazı satırların altını çizerken kendimi buldum, bazılarını ise uzun uzun düşündüm. Kitap boyunca insan olmanın, yalnızlığın, sevmenin, kaybetmenin ve yaşamanın ağırlığına dair birçok duyguya rastladım. Özellikle insan ilişkilerine ve hayata dair yaptığı gözlemler bana oldukça samimi geldi. Sanki karşınızda size hayatı anlatan, yaşanmışlıklarıyla yol gösteren biri varmış gibi hissettiriyor. Şükrü Erbaş'ın kalemi yer yer hüzünlü ama aynı zamanda umut veren bir tonda ilerliyor. Kitabı okurken birçok cümlenin uzun süre zihnimde kaldığını fark ettim. İlk kez okuduğum bir yazar olmasına rağmen bana oldukça yakın hissettiren bir anlatımı vardı. Benim için eksik kalan birkaç küçük nokta olsa da kitabın genel atmosferi, duygu yoğunluğu ve düşündüren yapısı sayesinde 9/10 verdiğim bir okuma oldu. Şükrü Erbaş'ın diğer kitaplarını da merak etmeme neden olan, kalbi olan bir kitaptı. "Bazı kitaplar okunur, bazı kitaplar ise insanın içine yerleşir. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı."
İnsanın Acısını İnsan AlırŞükrü Erbaş · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201813,9bin okunma
Reklam
Kedi Severlerin aşık olacağı kitap
Puan vermedi·208 syf.··
2026 17. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:00
Günde Bir Doz Kedi benim için tam anlamıyla iç ısıtan bir kitaptı. Bazı kitaplar olay örgüsüyle etkiler, bazılarıysa hissettirdikleriyle; bu kitap kesinlikle ikinci grupta. Sayfaları okurken sanki yorgun bir günün sonunda pencere kenarında oturup bir kediyi izliyormuşum gibi huzurlu hissettim. Özellikle kedilerin insan hayatındaki küçük ama iyileştirici etkisini anlatış biçimi çok samimi ve doğal geldi. Kitabın en sevdiğim yanı, abartıya kaçmadan insanın içine dokunabilmesi oldu. Her bölümde biraz durup düşünme hissi yaşadım. Bazen yalnızlık, bazen sakinlik, bazen de hayatın karmaşası içinde küçücük mutlulukların ne kadar önemli olduğunu hatırlattı bana. Kediler burada sadece bir hayvan değil; adeta insanların duygularını anlayan sessiz dostlar gibiydi. Ayrıca anlatım dili çok akıcıydı. Bir oturuşta onlarca sayfa okuyabiliyorsun ama bittikten sonra da etkisi devam ediyor. Özellikle kedi seven biriysen kitabın atmosferine kapılmamak imkânsız. Bana göre tam bir “iyi hissettiren kitap”tı. Hüzünlü yerleri bile insanın içine ağır değil, yumuşak bir şekilde işliyor. Ben bu kitabı okurken kendimi sakinleşmiş ve mutlu hissettim. Bitirdiğimde de geriye tatlı, sıcak bir his bıraktı. Uzun süre unutacağımı sanmıyorum.
Günde Bir Doz KediSyou Ishida · Athica Yayınları · 2025241 okunma
7/10
·256 syf.··
2026 16. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 19:57
Ivan Turgenyev’in Babalar ve Oğullar kitabını bitirdiğimde içimde sakin ama yoğun bir his kaldı. Benim için 10/7’lik bir kitaptı çünkü gerçekten kaliteli ve düşündüren bir roman olmasına rağmen beni tamamen içine çekebildiğini söyleyemem. Kitap daha çok olaylardan ziyade fikirler ve karakterler üzerinden ilerliyor. Bu yüzden bazı bölümlerde okuma temposunun düştüğünü hissettim. Bazarov karakteri kitabın en dikkat çekici tarafıydı bence. Her şeye karşı çıkan, duygularını bastıran ve mantığıyla yaşayan biri gibi görünse de aslında içinde büyük bir yalnızlık taşıyordu. Onu okurken bazen çok hak verdim, bazen de fazla sert ve yorucu buldum. Ama sanırım karakteri gerçek yapan şey de buydu. Kitapta en sevdiğim şey kuşak çatışmasının çok doğal verilmesiydi. Babalarla oğullar arasındaki o görünmez mesafe ve anlaşamama hali bugün bile çok tanıdık hissettiriyor. Buna rağmen bazı uzun konuşmalar ve siyasi tartışmalar beni biraz yordu. Özellikle ortalarda durağanlaştığını düşündüm. Final kısmı ise kitabın en etkileyici yeriydi. Büyük bir dramdan çok sessiz bir hüzün bıraktı bende. Kitap bittikten sonra o boşluk hissi uzun süre kaldı. Benim için kusursuz bir klasik olmadı ama kesinlikle düşündüren, karakterleriyle akılda kalan ve okunmaya değer bir romandı.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 14:22
Hikmet Hükümenoğlu’nun Kar Kuyusu, sadece bir hikâye anlatmıyor; insanın iç dünyasında sessizce büyüyen boşlukları, geçmişin gölgesini ve suskunlukların ağırlığını hissettiriyor. Kitabı okurken sanki karla kaplı bir manzarada yürüyormuş gibi hissettim — dışarıdan sakin ve durgun ama her adımda altı bilinmeyenlerle dolu. Yazarın dili sade ama bir o kadar da derin. Özellikle karakterlerin iç çatışmaları o kadar gerçek ki, zaman zaman kendini onların yerine koyarken buluyorsun. Hikâyedeki duygusal yoğunluk abartıya kaçmadan, tam kararında verilmiş. Bu da kitabı etkileyici kılan en önemli unsurlardan biri bence. En çok etkilendiğim şey, geçmişle yüzleşme temasının işlenişiydi. İnsan bazen ne kadar kaçarsa kaçsın, kendi “kar kuyusuna” düşmeden ilerleyemiyor. Bu metafor kitap boyunca çok güçlü bir şekilde hissediliyor. Ayrıca atmosfer… Soğuk, yalnız ve biraz da melankolik. Ama bu melankoli insanı yormuyor, aksine içine çekiyor. Sanki kitap seni yavaşlatıyor ve düşünmeye zorluyor. 10/10’luk bir kitap olmasının sebebi de burada yatıyor bence: Hem duygusal hem de düşünsel olarak iz bırakıyor. Bitirdiğinde sadece hikâyeyi değil, hissettirdiklerini de yanında taşıyorsun.
Kar KuyusuHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 2024983 okunma
9/10
·216 syf.··
2026 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 10:27
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kaleminde her zaman hissettiğim o keskin gözlem gücü ve ince alay, bu kitapta da kendini güçlü bir şekilde hissettiriyor. Kesik Baş, ilk bakışta gizemli ve hatta biraz ürkütücü bir olay etrafında şekilleniyor gibi görünse de, aslında derinlerde toplumsal eleştiriyle örülü bir hikâye sunuyor. Yazar, bir cinayet vakasını merkez alırken, dönemin insanlarının batıl inançlarını, korkularını ve dedikoduya ne kadar açık olduklarını oldukça ustaca yansıtıyor. Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, olay örgüsünün akıcılığı oldu. Sayfalar ilerledikçe merak duygusu hiç düşmüyor; “sonunda ne olacak?” hissi seni sürekli canlı tutuyor. Bunun yanında karakterler çok gerçekçi—sanki o mahallede yaşayan insanları izliyormuşsun gibi. Özellikle halkın olaylara verdiği tepkiler, yer yer insanı gülümsetirken yer yer düşündürüyor. Dil açısından ise Hüseyin Rahmi’nin o kendine has üslubu yine sahnede: sade ama bir o kadar da ironik ve zeki. Bazen küçük bir cümleyle koca bir zihniyeti eleştirebilmesi gerçekten hayranlık uyandırıcı. 10 üzerinden 9 vermemin sebebi ise, bazı yerlerde olayın çözülme kısmının biraz daha derin işlenmesini istemem olabilir. Yine de bu, kitabın genel etkisini neredeyse hiç düşürmüyor. Kısacası Kesik Baş, sadece bir “olay hikâyesi” değil; aynı zamanda insan doğasına, toplumsal yapıya ve inançlara ayna tutan güçlü bir eser. Hem düşündüren hem de sürükleyen bir okuma deneyimi arıyorsan kesinlikle çok doğru bir seçim.
Kesik BaşHüseyin Rahmi Gürpınar · İthaki Yayınları · 2021554 okunma
Reklam