Tabiatın insana yapacağı en büyük iyilik, vücudu böyle sert bir zerre ve içindeki ruhu da böyle bir çelik külçesi haline getirmektir. Şehirlerin sarı derisini kırların kızıl derisine değişmedikçe, güneşin ve toprağın kardeşi olmak mümkün mü?
Aşk değişmeyince ölür.
En eski edebiyattan en yenisine kadar, her dilde, şiirin konusu eş değil, sevgilidir. Hayaller ve istiareler hep sevgilinin süzgün gözleri ve karanlık kirpikleri etrafında pervaneler gibi uçuşur. Kahramanı eş ve konusu evlilik olan hikâyeden daha tatsız ne olabilir?
İbadethanelerde her gün lanetlenen aşktır. Hükûmetler, polis ve jandarmayı ona karşı silahlandırır. Halbuki evlilik, bir şehir kurumu, bir emniyet tertibatıdır. At cambazhanelerinde musiki çalan ve "fokstrot" oynayan, dişi sökülmüş, tırnakları eğelenmiş, zararsız aslan, orman canavarına göre ne ise, aşka kıyasla da evlilik odur.