‘’Mühürlenmiş kelimeler konuşamıyorum
Bilgelik ağacının gölgesi düşmüş alnıma
İrfaniyet yoksunu, kara cehalet yolcusu
İnsan insana muhtaçsa
Neden yine sınanır insanla?’’
Nakış Noksan Yok eseri Sürur ile başlayan, insanın gönül Noksan’ları ile devam eden, bu noksanlık trajedilerini sorgulayan bir eser. Melek Daş, her şiirinde, derinlik ve nuranilik içeren şiirlerinin her dizesin de insanın bütün arayışlarının, bütün sorgularının ve yine insanın bütün trajedileri veyahut sevgilerinin, hüzünlerinin temelinde yalnızca Tanrı’yı anlamak yattığını anlatıyor. Ve bu anlatımı insanın bütün gayretlerinin Tanrı sevgisine erişmek adına olduğu mesajı ile süslüyor. Her dize biz gönül sahiplerine bir rehber gibi. Yani Tanrı’ya tam teslimiyet için yapılan bir yolculuk aslında Nakış Noksan Yok dizeleri. Şairin, ‘’İnsan insana muhtaçsa, neden yine sınanır insanla?’’ sorusu aslında insanın kendi içindeki ebediyet arayışından doğuyor. Harika bir eserdi. Kitapsever dostların keyifle ve ilgiyle okuyacağını ve bitirdikten sonra eser üzerine oturup düşüneceğini umuyorum. Zira bende öyle oldu.
Saygılarımla, esen kalın.