Çok tuhaftır, fakat insanın üzülme yeteneğinin bir sınırı vardır. Belki de büyük kederler, bir taraftan insanı acıtırken, bir taraftan da duygularını uyuşturuyordu, ateş bile insanı bir sınıra dek yakar, o sınırı aşan ateş -şu beyaz ateş dedikleri- artık insanı yakmaz. İnsanın üzülme yeteneğinin sınırı aşıldı mıydı, ne eklenirse eklensin artık koymuyordu, vız geliyordu.
İnsanın hayatta yürüdüğü tek yol, bazen ikiye ayrılıp çatallaşıverir. İnsan, yolun bu yöndekini seçse havari ve melek olur, öbür yönünü seçse iblis ve şeytan olur. Öyle bir durum olabilir ki, iki yolun birisini seçmek üzere olan insana tam kritik anda bir karıncanın dürtüşü ya da yolun üzerinde tesadüfen bir çöp parçasının bulunması havari olacak adamı iblis eder, atar.