"Haydaa! Hırsız mıymış yani?"
"Hırlı mı, hırsız mı bilmiyorum ama sonuçta bisikleti aldı gitti işte."
Dayım, "İyi de baba sen çocuktan o elektriği almadın mı ya?" diye sordu gözlerini kocaman açarak.
"Ne elektriği?"
"Yani kaçıp gideceğini anlayamadın mı davranışlarından?"
"O zamanlar elektrik yok Reha. Gaz lambası kullanıyorduk. Gaza geldim yani para kazanacağım diye."
Herkes kahkahalara boğuldu.
"Mesut, gidelim mi artık? Dondum ben."
Annemin de havadan bağımsız üşüyebilme özelliği var. En sıcak havada bile sıkıldığında üşüyor. Nasıl yapıyor bilmiyorum.
"Kim yaktı bu ışığı yine!"
Başımı kaldırıp baktım. Babam bir yandan sağ eliyle uzanıp arabanın tavan lambasını kapatmaya çalışıyor, bir yandan da dikiz aynasından öfkeyle arkaya bakıyordu.
"Tamam baba kapatıyorum hemen. Yere bir şey düştü de onu bulmak için yaktım."
"Şu tırlardan birine arkadan bindirirsek rahatça görürsün yere düşen şeyi! Alevler falan tabii..."