Sorun şu ki Tanrım, gömleğim önden yırtıldı. Gömleğim önden yırtıldı ve artık hiç kimseye masumiyetimi ispat edemi-yorum. Bu bir kaza sadece ve sonucu değiştirmiyor. Kuyuda saklanıyorum uzun yıllardır. Gelip geçen kervanlardan gizliyorum kendimi. Esir olmak korkusu, pazarlarda satılmak korkusu yapışıyor boğazıma. Kendi karanlıgımda bogulmayı seçıyo-rum. Dışarı çıktığımda gökyüzünü ciğerlerime çekip, çocukları havasız bırakmak endişesi var üzerimde. Böylesi garip ve bir o kadar saçma endişeler taşıyorum. Oysa ne Meryem'in iffetinden şüphe etmişliğim var ne de Magdalena ya bir tek taş attım.
Gömleğim önden yırtıldı ve artık kimseye anlatamıyorum
Suçsuzluğumu.
Tanrım bu nasil bir yorgunluktur?