Biz fakirler böyleyizdir. Kader sarayında bizim işlere bakan büro hiç şaşmaz, ihmal etmez.Zihnimizden geçen en uzak,en masum ihtimalleri, sadece şiddet ile red için düşündüğümüz şeylerin bile ceremesini öderiz.
En iyisi düşünmemekti.Kaçmaktı.Kendi içime kaçmak. Fakat bir içim var mıydı? Hatta ben var mıydım? Ben dediğim şey, bir yığın ihtiyaç,azap ve korku idi.
Korku...Korku ve insan, korku ve insan talihi, insanın insana hücumu,o hiç yere düşmanlık.Fakat neyi aldatabilirdim,kime anlatabilirdim? İnsan neyi anlatabilir? İnsan insana,insanlara hangi derdini anlatabilir? Yıldızlar birbiriyle konuşabilir,insan insanla konuşamaz.