Ve bir an geldi, uyandı ruhum; Ve sen belirdin, bir hayal gibi, uçup giden, dehası gibi saf güzelliğin. Ve yürek çarpıyor bir esrimeyle, ve yeniden canlanıyorlar sende! Tanrısallık da, esin de, yaşam da, gözyaşı da, aşk da...
Dedim ki; seninle birbirimize sıkıca sarılacağımız bir yer istiyorum. Bu bir yatağın içi de olabilir, bir mezarın dibi de... Kuşlar ki, çiçekleridir gökyüzünün. Beni hala mı sevmiyorsun?
Onu, sevebileceğinin en yücesiyle sevdin. Titreme daha fazla kalbim. Bağışla kendini artık onu da. Bırak gitsin, bırak gitsin!... O senin ezel gününden kaderin, sen onu nasılsa bin kere daha seveceksin...