Kör biri için gökkuşağının renkleri ve sağır biri için kuş sesleri nasıl boşunaysa, yürekle algılanmayan zaman da öyle boşa gider, kaybolur.Ama ne yazık ki düzgün atmasını bildiği halde kör ve sağır olan nice yürekler vardır.
"Hayır, yani zamanın kendisi ne demek istiyorum" diye açıklamaya çalıştı Momo."Var olduğuna göre, bir şey olması gerekir.Gerçekten nedir zaman?"
"Bu sorunun cevabını kendin verebilsen çok iyi olurdu!" dedi Hora Usta.
Momo uzun süre düşündü.
"Var olduğu kesin" diye mırıldandı sonra, düşüncelere dalmış bir şekilde."Ama ona dokunmayın. Tutamayız onu.Koku gibi bir şey.O halde geldiği bir yer olmalı! Belki de rüzgar gibi bir şeydir! Ama yo, hayır! Şimdi buldum! Belki de hep var olduğu için duyulmayan bir müzik gibidir.Sanırım, benim bunu çok derinden duyduğum oldu!"
...
"Müzik sesi çok, çok uzaktan geldiği halde, sanki taa içimde duydum onu.Zaman da böyle bir şey olmalı."
Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider.Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu,o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır.
Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir.
Momo ' nun hiç kimsenin yapamayacağı şekilde başardığı şey dinlemekti.Belki şimdi pek çok kimse ,bu da bir şey mi,herkes dinlemesini bilir, diyecektir.
Oysa hiç de öyle değil.
Çok az insan gerçekten iyi bir dinleyicidir.