Fatma Büşra

Biz Allah’ın emirlerine uymakla kendi has özelliklerimizi daha da kazandığımız düşüncesindeyiz. Bu manada dini otorite, güçlünün güçsüz üzerindeki baskısını değil, güçsüzün güç sahibiyle güce kavuştuğu bir egemenliği ifade eder.
Sayfa 139·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hadis-i şerifte diyor ki: “Allah insanlara ya istediğini verir veya duasına mukabil bir kötülüğü ondan men eder.” Yani dua sadece dua olmaklığı yüzünden bir değer sahibidir. Yani, sen bilmezsin ve sanırsın ki Allah sana istediğini vermedi. Halbuki gerçekleşen şudur: Sen onu Allah’tan istedin diye, Allah senin üzerinden bir kötülüğü kaldırmıştır. Sırf Allah’a dua ettiğin için. Ama sen hiçbir zaman bilmezsin ki, Allah senin o istediğini yapmamakla sana büyük bir lütufta bulunmuştur.
Yalan söyleyen insanların hoşgörüden yararlandığı ve sözünden dönen insanların geçerli alanlarda yer tuttukları ve ihanet edeceğini bile bile kendilerine bir şeyler emanet edilen insanların imtiyazlı durumda olmaları bizim imanımıza bir tasalluttur. Biz imanımızı bu gibi insanlarla bağımızı kopararak, artık bağımız kalmadığını belli ederek koruyabiliriz.
Kendini Allah’ın eline bırakan herkes İslam içindedir.
Bir Alman düşünürü Lichtenberg’in (1742-1799) dediğine kulak verirsek: “Kitaplar aynalar gibidir, aynaya bir maymun bakınca oradan bir havarinin görünmesi imkansızdır” Bu yüzden hadis-i şeriften neyi öğrenme konusu ettiğimiz bizim ne olduğumuz, neyin peşinde olduğumuzla doğrudan bağlantılıdır.