Zamana Bereket, Ömre İstikamet: Müslüman Kadının 24 Saati
Modern dünya bizlere sürekli "yetişme", "tüketme" ve "her şeye aynı anda sahip olma" çılgınlığını dayatıyor. Kariyer, ev işleri, çocuk eğitimi, sosyal sorumluluklar derken günün sonunda kendimizi yorgun, tükenmiş ve en acısı da manen boşlukta bulabiliyoruz. İşte Bilge Arslan, "Müslüman Kadının 24 Saati" eseriyle tam bu noktada imdadımıza yetişiyor ve elimize harika bir "zaman ve yaşam yönetimi" kılavuzu veriyor.
Kitap, teorik ve havada kalan nasihatlerden oluşmuyor; aksine ayakları tamamen yere basan, son derece pratik ve uygulanabilir bir rehber. Yazar, bir Müslüman kadının sabah gözünü açtığı andan gece başını yastığa koyduğu ana kadar geçen süreyi dilim dilim ele alıyor. Sabah namazının bereketiyle güne başlamaktan, evdeki rutin işleri birer ibadete dönüştürmenin sırlarına; çocuklarla geçirilen vaktin niteliğinden, bir kadının entelektüel ve manevi olarak kendini beslemesinin önemine kadar her detaya dokunuyor.
Kitapta beni en çok etkileyen felsefe "niyet bilinci" ve "bereket" kavramları oldu. Yazar, mutfakta geçirilen sürenin, evi toparlamanın ya da bir çocuğun saçını taramanın doğru bir niyetle nasıl kalıcı birer ahiret sermayesine dönüşebileceğini çok naif bir dille anlatıyor. Batı’nın dayattığı "kendine odaklan" bencilliğine karşı; üreten, ailesine ve ümmete dokunan ama tüm bunları yaparken kendi ruhunu da asla ihmal etmeyen dengeli bir kadın modeli çiziyor.
Neden Okunmalı?
Yazım dili o kadar sıcak, akıcı ve abartıdan uzak ki; sanki çok sevdiğiniz, tecrübeli bir dostunuzla kahve eşliğinde dertleşiyormuşsunuz hissi veriyor. Günlerin nasıl geçtiğini anlamayan, zamanın bereketsizliğinden şikayet eden, hayatına çeki düzen vermek ve evini bir huzur mektebine dönüştürmek isteyen her kadının başucunda