“Ve yine bu millet pek iyi biliyor ki, asıl tehlike, bu memleketin istiklalini de, hürriyetini de, varlığını da tehdit eden bir tek ve hakiki tehlike, bugünkü ehliyetsiz iktidarın devamıdır.”
Yirmi beş senenin hesabını veremeyeceğini ve böyle bir hesap sormanın, sadece koltukları, apartmanları, bankadaki paraları değil, tatlı canları bile tehlikeye düşürebileceğini pekala hissediyordu. Ne pahasına olursa olsun iktidarı bırakmamak bir ölüm dirim meselesiydi.
Acaba “çocuk yetiştirmemiz lazım!” diye kaloriferli odalarında, kristal yazı masalarının başında “laf ile dünyaya nizamat” verenler, bu “çok çocuklar”ın halini gördüler mi?