Nur

Nur

Nur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·200 syf.·
2021 31. kitabı
Güzide Sabri Aygün
8.1/10 · 1.169 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·280 syf.··
2021 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2021 23:31
Eserin unutma çabası ile alakası olmadığını başta söylemek gerekli. Daha çok insan ilişkileri üzerine ve düşünsel bir kitap. Başta okurken çok zorlandım ama yine de okumaktan zevk aldığım bir eser oldu. Tebessüm’ün gözünden Şeref’in kurduğu Unutma Bahçesi diye adlandırılan çiftlik benzeri alanda insanların birbirleri ile olan kavgalarını, uyumsuzluklarını görüyoruz. Karakterlerin hepsinin başka başka fıtratları, görüşleri var ve hepsinin amacı da “unutmak” ama bilinçli bir unutma mümkün mü? Aslında yazarın unutmanın mümkünlüğüne dair daha fazla bir şeyler demesini beklerdim ama daha çok konu hakkında okurun ağzına bal çalıp bırakmış. Avcılık, doğa, insanlık hakkında çok fazla durulmuş ve çıkarımlar okura bırakılmış. Bitirdiğimde unutmanın mümkünlüğü üzerinde epey düşündüm. Bana göre insan unutmak için çabaladıkça daha çok hatırlıyor. Oysa farkına bile varmadan unuttuğumuz ne çok acı var. Zamanında unutmak için debeleniyoruz ve sonra unuttuğumuzu bile unutuyoruz. Unutmaya çalıştığımız şeyin ne olduğunu bile unuttuğumuz zamanlar oluyor. Unutma Bahçesi projesinin işlevselliğini merak ediyorum. İnsan unutmak amacıyla kendini bir yere kapattığında daha çok hatırlamaz mı? Özellikle de bu kitaptaki gibi çok fazla meşguliyetin bulunmadığı bir bahçede, huysuz insanların içinde unutmak daha zor. Bir de evrensel acılarımızı unutmak var ki 21.yüzyılda insanlar bu evrensel acıları çok çabuk unutmaya kendini şartlamış durumda. Felaketleri unutmakta, sorumluların sorumsuzluklarını unutmaya çok çabuk alıştık. İnsanoğlu, unutmasa hayatına devam edemez zaten ama her şeyi unutmak bence insanlığımızdan oldukça çok şey götürüyor. Kitapla ilgili en önemli detaysa kitaptaki Unutma Bahçesi’nin bir benzerinin Gümüşlük’te Gümüşlük Akademisi adından bir yerin olmasıdır. Muhtemelen yazarın
Unutma BahçesiLatife Tekin · Can Yayınları · 2019903 okunma
10/10
·472 syf.··
2021 24. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Ağustos 2021 14:34
Yeşil Peri Gecesi “Benim istediğim kuru samanların altından şarıl şarıl akan suları göstermekti. Her şey yolundaymış, dünya bok kokmuyormuş gibi yapan milyonlarca insana, ‘bir kere bari sağına soluna bak, çürüyor dünya görmüyor musun?’ demekti.” Kapak Kızı’nı o kadar beğenerek okumuştum ki Şebnem’i Şebnem’den dinlemeyi ferah bir zaman aralığına bırakmak istedim fakar romanın okunması hiç de kolay değildi. Bir kadın olarak özellikle okumak daha da zordu. Şebnem’in mağduru oynamayı kendisinin seçmesine üzülmedim mi? Üzüldüm. Şebnem, hayata tutunmanın cesaret istediğini, mağduru oynamanın daha kolay olduğunu söyleyerek yaşamını yok etmekle meşguldü. Sakat babaya bakmanın ağırlığı, anne tarafından terk edilmişliğin boşluğu onu Osman’a itmişti ama Osman da onu korumak yerine kullanan adi insanlardan birine dönüşmüştü. Tembeldi, korkaktı, kısaca vur ensesine el ekmeğiniydi. Ayfer Tunç’un Şebnem üzerinden anlattığı cinsellik ve ahlak üzerine eleştirileri, kullandığı dilin sertliği kitabı okurken hem sorgulatıyor hem de üzüyor. Şebnem’in güzelliğini akrabalarından intikam almak için zehirli bir ok gibi kullanması, güzelliğinden başka hiçbir kabiliyetinin olmadığını düşünerek güzelliğini kullanarak hayata tutunmaya çabalaması da bir başka gerçek. Romanda toplumun kokuşmuşluğunu, iki yüzlülüğünü, kadının nasıl da nesne olarak değerlendirildiğini görüyoruz. Şebnem ise kötülükler olmamış gibi davranamıyor, gözlerini kapayıp geçemiyor hiçbir şeye. Başına ne gelirse de bundan geliyor işte. Yine de kendine yapılanın öcünü almadan durmaması, onu ölüme götürecek öcler alması onun tek cesur davranışı. Tek dostu Gün ile birbirlerinden başkaları kalmıyor. Kitapta belirli bir zaman akışı yok. Bazen 23 sene öncesine bazen 2 yıl öncesine bazen de 70 gün öncesine gidiyor. Ara ara şimdiki
Yeşil Peri GecesiAyfer Tunç · Can Yayınları · 202011,7bin okunma