Herkese Merhabalar Efenim.
Nicholas Sparks'tan Aşkın Seçimi'ni yorumlamak üzere gelmiş bulunmaktayım.
Kitabın konusunu 1000k üzerinden veyahutta başka sayfalar üzerinden bulabilirsiniz. Dolayısıyla ben konusundan da bahsedip laf kalabalığı yapmaktansa direkt kitap hakkındaki düşüncelerimi paylaşacağım.
Kitapta sevdiğim şeylerde oldu sevmediğim şeyler de. Bu yüzden puanlama yaparken biraz zorlandım ama sonunda sevdiğim şeyler ağır bastığı için 8/10 vermeye karar verdim.
Öncelikle sevdiğim şeylerden bahsetmek istiyorum.
Erkek karakterimiz -Travis- olgun bir karakterdi. Ne istediğini biliyordu. Düşüncelerini açık bir şekilde ifade edebiliyordu ve kararlıydı. Gabby ile tanıştıktan sonra hayatını sorgulamaya başlaması ve bunu Travis'in gözünden okumakta oldukça keyifliydi.
Ayrıca bağları çocukluklarına dayanan çok güzel bir arkadaş grubuna sahipti. Birbirlerine değer verdiklerini hissedebiliyordunuz okurken.
Yazarın dili akıcıydı. Hikayeye girmek kolaydı.
Ayrıca şundan da bahsetmeliyim ki yazar okuyucuya duyguyu geçirmekte oldukça başarılı. Yer yer kızdım, yer yer eğlendim ve yeri geldi çok üzüldüm.
En sevdiğim karakterlerden biri Stephanie oldu. (Travis'in kız kardeşi) Çok eğlenceli bir karakterdi ve herkesin benimde böyle bir kız kardeşim olsa keşke diyebileceği türden bir kız kardeşti.
Gabby ve Travis'in tanışmalarinda sonuna kadar olan o ufak tatlı çekişmelerini okumakta çok keyifliydi. Uyumları mükemmeldi bence.
Bunlar iyi hoş tabi ama gelgelelim bazı olaylarla hiç anlam verememekle birlikte hiç sevmediğim şeyler de oldu kitapta.
Yazarın olayı dram yazmak evet bunun farkındayım. Ama her şey inanılmaz derecede hızlı gerçekleşti. Birbirine çabuk aşık olan karakterlere alıştık da daha neler olduğunu anlayamadan neden bir dramın içine sürüklendik. Şahsen buna anlam
Aşkın SeçimiNicholas Sparks · Artemis Yayınları · 201699 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Fakat seni kaybetmek..." Rowan başını eğip gözlerini yumdu. Nefesi Aelin'in ağzını ısıttı. Boğuk bir sesle "Bu gece seni yüzüstü bıraktım." diye mırıldandı. "Üzgünüm,"
Rowan'ın çam ve kar kokusu Aelin'i sardı. Aelin'ın uzaklaşması, Rowandan sakınması gerekiyordu. Bana öyle dokunma.
Fakat Rowan işte oradaydı, eli bir damga gibi çıplak omzundaydı.
Bedeni neredeyse bedeninin tümünü örtüyordu. "Hiçbir şey için üzülmene gerek yok," diye fısıldadı Aelin. "Sana güveniyorum Rowan."
Rowan, Aelin'a başını belli belirsiz sallayarak karşılık verdi. Sonra sessizce "Seni özledim," dedi. Gözleri Aelin'ın ağzı ve gözleri arasında gidip geliyordu. "Wendlyn'de seni özlemediğimi söyle- diğimde yalan söylemiştim. Sen gittin gideli seni öyle özledim ki çıldırdım. Lorcan'in izini sürüp buraya geleceğime ve bu bahaneyle seni göreceğime sevindim. Bu gece ise Lorcan boğazına bıçak daya- dığında..." Rowan'ın nasırlı Aelin'ın boynundaki kesiğin üzerinde gezen parmağının sıcağı Aelin'ın içini sardı. "Durmadan aramızda sadece bir okyanus varken seni özlediğimi asla bilemeyeceğini düşündüm. Fakat bizi ayıran ölüm olsa... Seni bulurdum. Kaç kuralı çiğneyeceğim umurumda değil. Üç anahtarı kendimde toplayıp bir geçit açmam gerekse de seni bulurum. Her zaman."